23 Ocak 2010 Cumartesi

NELER OLDU, NELER OLUYOR, NELER OLACAK?

Türkiye de Dünyada sektörümüzde o denli hızlı ve o denli hereketli günler yaşanıyor ki hızına ulaşmak mümkün değil.

Tüm üreticiler yenilikleri takip etmeye çalışıyorlar. Verimlerini artıracak tecrubelerden yararlanmaya çalışıyorlar. Girişimciler sektördeki eksiklikleri anlamaya çalışıp gerekli çalışmaları yapıyorlar.
Kovan üreticileri eski geleneksel kovanlardan farkı olmayan her tarafı tahta olan kovanların yerine arı biyolojisine ve arıcıya yardımcı olan kovanlar dizayn ediyorlar. El aleti üreticileri kullanışlı el demirlerinden tutunda, çerçevedeki mumları bozmayan daha mükemmel sır tarağı gibi ürünleri üretiyorlar. Nakillerdeki büyük zorlukları ortadan kaldıran kilit sistemlerinde her geçen gün yeni bir gelişme karşımıza çıkıyor.
Arıcılar polenleri toplarken arılarına en az zararı vereni tercih ederken polen üretiminde ortaya çıkan sorunların ürüne zarar vermemesi için yeni teknikler geliştiriyorlar.
Islah çalışmaları yapan, bilimsel çalışmalar ışığında yeni dayanıklı genlerin sürüdürülebilir hal almasına yardımcı olmaya çalışan akademisyenlerimizin varlığı Türkiye için gurur vesilesi.
Fransada ilgi odağı haline gelmiş Apimaye firmasının ürünlerinin arıcılıktaki bir çok sorunu tespit edip ortadan kaldırması ve arıcılığımızın gelişmesine yardımcı oluşu takdire şayan çalışmalar. Bulgaristanda inovasyon ödülü ile ödüllendirilmesi bir Türk olarak beni son derece mutlu etti. Ürüne olan ilgi ve bu yerlimi diye sorulan soru mutluluğumu bir kat daha artırıyor. Nedeni kaliteli bir ürünün Türkler tarafındanda yapılıyor olabilmesi. Bu ürünlerde danışmanlığımın az da olsa katkısının olması. Bir çok arıcının katkıları ile ortaya çıkan bu ürünler, pahalılığı dışında süper. Devletin hibe programları çerçevesinde verim artırıcı ürünlerin alınması temennisi ile.
Projelerimizin artık arıcılıkta da kabul ediliyor olması ayrı bir mutluluk. Gelişmeleri görmezlikten gelmek, uyku halinde beklemek, arıcılık çalışmalarımızın yavaş ilerlemesine neden olacaktır. Her gelişmeden menfaatlenmek arıcılarımızın en doğal hakkıdır. İster pahalı ister ucuz, ister kaliteli ister kalitesiz ama bizim için gerekli olduğunu düşündüğümüz ürünlerin arıcılık çalışmalarımızda başarımıza başarı katacağına inanıyor isek mutlaka bir kaç tane alarak denemenizi temenni ederim. Bizler ellemeden denemeden ve sonucunu görmeden hiç ürüne tam not vermeyiz.
Kış günlerinde bir kaç arıcının birleşerek firmamızdan kampanyalar ışığında aldıkları malzemeler ileride alamayanlara yada fırsatı kaçıranlara birer referans olacaktır. SEZER ARICILIK olarak firmamız arıcıların her zaman teminatı olacaktır. Arıcımızın cebindekine göz diken değil, başarısını daha üst seviyelere çıkarmak üzere gayret eden bir vizyonumuz bulunmaktadır.
Yıllardır birleşerek yapmaya çalıştığımız, gayretlerimizin hep sorunlar ile karşı karşıya kalması üzüntü verici. Ülkemizde özel sektörün ufak işletmelerindeki hızlı hareket edebilme kabiliyeti hepimizce malum. Birliklerin, büyük şirketlerin aile tipi olan arıcılık faaliyetlerinde başarılı olması son derece sıkıntılı. Birliklerin çalışmaları bu sektörün dallı budaklı faaliyetleri içinde hantal kalıyor. İşletmelere güven son derece az. Arıcının balına dondu diye şekerli damgası vuran tüketici, diğer yandan donmayan balı almayan ama tenekesine nerde ise bir kilo parası veren toptancı. Birleşemeyen ve güçlenemeyen örgütler.
Özelleşmenin bir benzeri aslında arıcılıktaki her nokta. balı ürettin satamazsın marka alsan malı karşılayamazsın, karşılasan donma sorunu hadi hallettik dağıtım ağı, alternetif üretimler ve ekipmanlar ve bu malzemelerin tedariki vsvsvsvs.
Yıllardır yapmaya çalıştığımız işler.
Kurslar arıcılık sevdalısı amatörler, 40 yıllı ama kapalı gözlü yumurtaları bal sanan arıcılar. 3-5 arısı olan hatta hiç olmayan ama uzmanlara taş çıkarırcasına bilgisi olan meraklı araştırmacılar. Her eve arılı kovan verme düşüncesinde olan ve her kese kendi balını kendisinin üretmesini savunan ben.
Alternetifleri artırmak anlatmak sıralamak mümkün. Bu yazıyı uzatmakta.
Yıllardır Türkiyede internet aracılığı ile sizlere aklımın erdiğince bilimin ışığında bilgi vermeye çalıştım. Nedeni ben bir bilim adamıyım. aklımın erdiğince diyorum çünkü bilimsel çalışmaların sonu hiç bir zaman bitmez. Siz ne anlatırsanız anlatın karşınızdaki kişi kendi bildiği kadarı ile alabilir. Yada kendini kendi bilgileri kadar geliştirebilir. Seviyelisi, seviyesizi, kültürlüsü kültürsüzü hepsi bizim insanımız hepsi bizim arıcımız. Yapılan yanlış haretketleri doğru olmayan davranışları görmezlikten gelmekte ancak bizim asaletimiz olarak addeilebilir. Umarım Türkiyedeki kovan sayısının çokluğu kadar Dünyada ki arıcılık sektöründe söz sahibi olabiliriz.
Tüm arıcılar kendi üzerlerine düşeni yapar ve arıcılık sektörünün her alanında etkin söz sahibi oluruz.
Yalçın SEZER olarak ben üzerime düşeni yaptığıma inanıyorum.
Yıllardır hilesiz bal üreterek tüketiciye sağlıklı balı sunarken, bir çok kişiye arıcılık bilgilerimi aktararak arıcılık mesleğini yapmalarına vesile oldum. Hatta balık tutmayı öğrettiğim elemanlarım şu anda kendi geçimlerini bu iş ile karşılıyorlar. Organik sertfika almışlar devam ediyorlar. Bir çok kişiye internetten yardımcı olmaya çalıştım. hayır duaları için hepsinden Allah binlerce razı olsun. Dualarınızla nasıl yol aldım ki rabbim sizlere yardımcı olabilmem için bana yeni fırsatlar açtı ve Esenler Otogarının Alt Çarşısında SEZER ARICILIK Firmasının temellerini atmama vesile oldu.
Bir yıllık süreç çok hızlı geçti. Gözlemlerim şu yönde eksikliği tamamlamış olduk. Yıllardır 350 TL ye satılan süzme makinelerinin belkide 250 TL ye düşmesinde etkin rolümüzün olduğu bir çok müşterimizce artık biliniyor. Malzemeleri toptan fiyatlardan artık bir araya gelmedende temin edebiliyorsunuz. Bunuda yapması gereken biri vardı yoksa krizi bahana edenlerin makineleri 400-450 ye satması kaçınılmaz olacaktı. Firmamız arıcılarımızın teminatıdır. Türkiyedeki fiyatların belirlenmesinde rol alışımız tartışmasız. bunu biri yapacaktı. Bu bizim firmamıza nasip oldu. Hepimiz adına sevinirken, sizlere ait olan firmamızın mutlak suretle ürün fiyatlarına bakmadan alış veriş yapmayın. Arıcılarımızın petek ihtiyaçlarını geçen yıl 22 tl ye kadar çıkan petek fiyatlarına karşın 16 tl den yukarı çıkarmayan firmamız bu yılda piyasa bedelinden aşağıda petek vermeye devam edecektir. Firmanıza sahip çıkın fiyatları dengeleyin aksi taktirde zaten ezilen arıcılar olmaya devam edeceğiz.
Varlığımız arıcıların teminatıdır.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog
SEZER ARICILIK
0 212 658 38 80

FARENİN HİKAYESİ

Duvardaki catlaktan bakan


fare, çiftlik sahibi ile karisinin

bir paket actiklarini gordu

.

"Icinde yiyecek mi var?'"

derken - - -

Bir baktı ki

fare kapanı!!.





Hemen bahceye kosup,

alarmi verdi :



Evde kapan var!
Evde kapan var!'


Tavuk gidaklayip ,

kafayi kaldirdi ve,

'Bay fare", bu sizin icin ciddi

bir sorun olsa da sahsen, beni ilgilendiren

bir tarafi yok ne yazik ki! .



Fare donup bu sefer koyuna,

"Evde kapan var,

evde kapan var"!

dedi.



Koyun konuyla ilgilendi ama,

kendi hesabina

'Uzgunum bay fare, vah, vah

emin ol senin icin dua edecegim"

dedi.



Fare bu kez öküze yoneldi:

"Evde kapan var!"

"Evde kapan var!"

diye bagirdi nefes nefese.



Öküz: 'Wow, Bay Fare,

Senin icin uzuldum,

ama burnumu sokacagim bir sey degil.'

dedi.

E farenin de basini egip,

gitmekten baska caresi kalmamisti...

yalnizlik ve terkedilmislik hisleri icinde,

fare kapani ile artik....tek basina basa

cikmaya calisacakti!.

***

O aksam evde, alisilmamis bir ses duyuldu.

Sanki bir kapan,

avinin uzerine kapanmisti.



Sese kosan cifcinin karisi, karanlikta kapana,

zehirli bir yilanın kuyrugu kaptirdigini gormemis.

Yilan da kadını isirmisti..



Çiftçi karisini hemen hastaneye götürdü,

Karisi eve ateşli ve hasta olarak döndü.



Eeeeeeee atesli insana ne verilir??

sicacik bir tavuk corbasi!!!.

Tavuk hemen kesilmiş ve acilen pisirilmis!



Ama kadin hala iyilesmiyormus,

Eee eş dost ahbap, gelince hasta ziyaretine,

çiftçi de sofraya koyunu cikarmak

zorunda kalmis!!!.





Ama ciftcinin karisi iyilesmemis;

ölmüs!!!!!.



Aman ne kalabalik gelmis cenazeye,

ne kalabalik!!!



Bu sefer de konuklari,

doyurmak icin kesilen öküz olmus....

Fareye de olan biteni

deliginin ardindan izlemek kalmis!....

***

Onun icin bir daha,

seni ilgilendirmeyen bir sorun

karsina cikarsa... bir dusun!!! ----

Birimiz tehdit altindaysak,

hepimiz risk altindayiz.


Bu hayat denen yolculukta

Birlikte yol almaktayiz..

Birbirimizi kollayip,

guc ve guven paylasmaliyiz.




sana onem veren,

senin icin onemli olanlara,

gonder ve uyar!




UNUTMA. . . . . .


HEPIMIZ, BIRBIRIMIZIN HALI TEZGAHINDA

HAYATI ONEMI OLAN IPLIKLERİZ!!!!

VE SOYLE YA DA BOYLE,

HAYATLARIMIZ BIRLIKTE DOKUNUYOR

16 Kasım 2009 Pazartesi

VARROA İLAÇLARINI DOĞRU ZAMANDAMI YAPIYORUZ?




Kıymetli arı sevdalıları. Bilindiği üzere varroa ilaçları genellikle yumurtanın az olduğu dönemde uygulanır ve böylece mücadelenin daha etkin olmasına çalışılır. Buradaki mantık geç sonbaharda ve erken ilkbaharda üreme potansiyeli aktif olmadığı süreçte varroaları imha etmek ve arılarımızın sayısını artırmak için besleme yaparken varroa sayısını artırmamaktır. Lakin günümüzde ruhsatlı ve ruhsatsız ilaçların kol gezdiği ve balda kalıntı yapma riski yüksek olanların yanında kalınıtının sıfır olduğu, ayrıca uygulamanın kolaylığını ortaya koyan ilaçlarda vardır. Veteriner hekim, eczacı yada zootekni mühendisi olmasakta, biyolog olmamız vasfı ile tavsiyem ruhsatlı ilaçlarla tüm yıl varroa ile mücadele etmek olacaktır.

Geçmiş yıllarda bir kaç tane olan ilaç çeşidi günümüzde çok artmış. Bir çok ilacın sahtesinin de yapıldığı duyumlarımız arasında. Ruhsatlı ilaçların önemi arılarımıza zarar vermeden varroa ile mücadele için önem arzetmektedir. Bal döneminde dahi ilaçlama yaparak varrodan uzak koloniler elde etmek mümkün olabilirken. organik olarak nitelendirilen bu ilaçların yapımı arıcılar tarafından gerçekleştirilmek istenmektedir. Elbetteki işin ekonomik kısmı düşünülmektedir. Bu tür bir uygulama yaparken ciddi kayıplar yapılabilir dikkatli olmakta fayda vardır. Bu işin inceliklerinden anlayan eczacı, kimyager, laborant, veteriner hekim, tarım mühendisi, biyolog gibi kişilerden yardım almak yada en doğrusu sizin için üretilmiş ruhsatlı ilaçları en doğru zamanında yapmaktır.Doğru zaman her ilacın prospektüsünde yazar. Hatta ilacın nasıl uygulanacağı hakkındada bilgi verilir. Bu uygulama teknikleri ilacın en yüksek verim verdiği şekildir. Kendimize göre yeni uygulama teknikleri geliştirmek geri dönüşü mümkün olmayan sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilir.

İlaçlar iki ucu keskin bıçak gibidir. Azıda çoğuda zararlı olur.Doğru doz ayarı yapmak çok önemlidir.

Varroa ile mücadele sadece erken ilkbahara ve geç sonbahara bırakılmamalıdır. yılın nerede ise 12 ayı varro ile mücadele etmek gerekir. Her mevsim ayrı bir uygulama tekniği vardır. Sırası geldikçe paylaşmaya çalışacağım .

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yalçın SEZER
Uzman Biyolog

SEZER ARICILIK
Esenler Otogarı Doğu Alt Çarşılar
0 212 658 38 80

15 Kasım 2009 Pazar

KASIM AYINDA ARILAR BESLENİRMİ?

Her yıl kış aylarında arıların beslenmesi ile ilgili sorular alıyorum. Bu yıl yine sık sorulan sorular arasında yer aldığından kısa da olsa değinmek istedim.

Muhterem arkadaşlar. Aslında arıların dünyasını kavramak için bir uzmana, bir usta arıcıya yada bir kitaba gerek yoktur. Arılarla ilgilenirken tecrubelerinden yararlandığımız kişilerde arıların dünyasını kavramak için arı ailesinin yaşam biçimini gözlemlerler. Tüm sorularımıza yanıt o muhteşem aile düzeninde gizlidir. Bakmakla görmek arasındaki farkı bilenler bu işi daha iyi kavrayacaklardır.

Arılarımız tüm sezon boyunca kendilerine bal yapmak için çaba sarf ederler. Bizler teknik bir takım uygulamalar ile arılara yetecek balı bırakır, diğer kısmını kendimize alırız. Bu faaliyetede kısmen arıcılık deriz. Lakin bazen aldığımız bal arılara bıraktığımızdan daha fazla olabilir. Mevsim iyi gitmemiş olabilir. İkinci bir akım beklerken gerçekleşmemiş ve arılarımız aç kalmış olabilir. Netice itibari ile istemediğimiz bir takım nedenlerden dolayı arılarımız ılıman bölgelerde Kasım ayına kadar kışlık stoklarını temin edememiş olabilirler. Gönül bu kadar uzun süre bu işi geciktirmemektir elbette. Fakat istenmeyen nedenlerden dolayı eğer bu kadar geç kalmış isek ne yapmalıyız?Arıları beslemelimiyiz?Kışın arılar beslenirmi? Hangi uygulamalar yapılabilir?

Bu kısa girişten sonra kışa girerken arıların beslenip beslenemeyeceği hakkındaki sorulara yanıt vermeye çalışalım.

Kış girişi demek geç sonbahar demektir. Havaların soğuduğu geceleri kış salkımına geçişlerin başladığı gündüzleri çok nadir öğle vakitlerinde kısa uçuşların olduğu dönemdir. Bu dönem arıların aç olduklarında ilerleyen günlerde ısınmak için harcayacakları balın kalmayacağının ve açlıktan arıların öleceğinin göstergesidir. Bir çok kez kışı sağlıklı geçiren ama gıda azlığından ilkbaharda hava muhaleflerinden açılamayan kovanların ölümü şeklinde karşınıza çıkabilir. Buradan da anlaşıldığına göre arıların dünyasında kendi yaşamları için derlenen ballar onların geç ilkbahara kadar yaşamalarını sağlayacak şelkilde stoklanmaktadır. Bizler bu stoklama işlemlerini zamanında yapamadığımız taktirde sıkıntı söz konusudur. O halde yapılacak iş bu stoğu sağlamak olmalıdır. Yoksaki ilerleyen günlerde bu sorunu ortadan kaldıracak imkanımızda olmayacaktır. Havalar bize izin vermeyecektir.

Stok sağlamak için bir kaç yol mevcuttur. Örneğin fazla balı olan kovanlardan daha önce aldığınız ballı çerçeveler hemen balı eksik olan kolonilere verilebilir. Yoksa çok koyu şeker şerbeti verilebilir. buradaki usul su uçurmak için arıları yormamak maksadı ile suyun oranı az olamlıdır. 2 şeker yada 3 şeker 1 su olacak şekilde çözücüsü az çözüneni çok olan bir şeker şerbeti verilebilir lakin bu şerbet çok fazla miktarda ama ekşimeyecek şekilde arıların alabileceği kadar çok verilmelidir. Buradaki amaç arıların yavrulama teşfiğinden çok stoklama işlemlerini artırmak olamlıdır. Bu yüzden çok fazla verilen şerşebet birde koyu olursa arılar bu şerbeti hemen stoklama işini yapacaklardır. piyasada tenekler içinde satılan arı yemleride bu iş için kullanılabilmektedir. Lakin GDO lu glikozların yada aşırı sıcakta tutularak hazırlanan arılara zarar verecek olan kütük şekerlerin, lokumların, akide şekerlerinin , hurda şekerlerin, özellikle yağlı ve hastalık içeriği olabilecek gayri sıhhi şekerlemelerin arılarca tüketilmesine izin vermemliyiz.

Bu beslemenin yapılacağı zaman Ekim, Kasım yada Aralık ayıda olabilir. Lakin bu uygulama bölgesel olarak değişecektir. Çok soğukk bölgelerde Ekim ayı olabilirken ılıman bölgelerde Aralık ayındada gerçekleşebilir. Önünde Nisan Mayıs ayına kadar soğuk ve arı beslemeye izin verilmeyen günler düşünülecek olursa belkide arıların geç kalmış bal stoklarının tedariki onlara yaşama şansı verecektir.

Bana kalırsa hazır bal çıtaları bu işi yapmak için en doğru yoldur. Uygulama kolaylığı ve sonuçtaki başarı aç arılar için yapılacak en doğru yol gibi görünüyor bana. Diğer uygulamalar ise daha yorucu ama sonuçta kurtarıcı olarak uygulanabilecek yöntemlerdir.

Çalışmalarınızda başarılar dilerken, geç kalmış arkadaşların ellerini çabuk tutmalarını temenni ederim. Arılar sizin olduğu kadar geleceğimiz içinde önemli varlıklar.

Tabiki en doğru bu günlere kadar kalmamaktır.Kolay gelsin.

Yalçın SEZER
Uzman Biyolog

SEZER ARICILIK
Esenler Otogarı Doğu Alt Çarşılar
0 212 658 38 80

8 Kasım 2009 Pazar

KAMPANYA 3

Firmamızda satışı yapılmakta olan maye ürünleri alma noktasında, alıcı yada alıcılara yeni bir kış kampanyası daha başlatılmış bulunmaktadır.

2 Koli Maye Ergonomik Ahşap Kovan Tabanı alana 1 Koli bedava verilecektir. Tanesi 40 TL

2 Koli Maye Ergonomik Ahşap Kovan Kapağı alana 1 Koli bedava verilecektir. Tanesi 40 TL

2 Koli Pratik çerçeve alana 1 Koli Pratik çerçeve bedava verilecektir. Tanesi 3 TL

2 Koli Besleme kabı alana 1 Koli Besleme kabı bedava verilecektir. Hem tam hem yarım besleme kabı için gereklidir. Tam yemlik tanesi 12 TL, Yarım yemlik Tanesi 6 TL

Taban, Kapak ve Tam yemlik kolilerinde sayı 6 adettir.
Çerçevelerde koli 12 TL dir
Yarım yemlikte koli 12 tanedir.


Kampanyamız yılbaşına kadar sürecek olup, kargo masrafları firmamıza ait olacaktır.

SEZER ARICILIK
Esenler Otogarı Doğu Alt Çarşılar B 92
0 212 658 38 80

3 Kasım 2009 Salı

MAYE ÜRÜNLERE KAMPANYA 2

SEÇENEK 1 TAKSİTLİ SATIŞLARDA

1-9 adet arası Termo kovan almak isteyen kişi yada kişilere peşin fiyatına 6 ay taksit

10 adet ve üzeri Termo kovan almak isteyen kişi yada kişilere peşin fiyatına 12 ay taksit

SEÇENEK 2 PEŞİN SATIŞLARDA

1-9 arası peşin olarak Termo kovan alan kişiye hobi setimizi bedava veriyoruz.

Hobi seti: Polen tuzağı, maske, körük, eldiven, el demiri, fırça, sır tarağı.

10 adet Termo kovan almak isteyenlere özel hediye seçenekleri aşağıya çıkarılmıştır. Sadece bir madde hediye olarak verilecektir.

a- 1 adet 4 bölmeli maye ana arı yetiştirme kovanı
b- 1 adet 2 bölmeli maye oğul yetiştirme kovanı
c- 1 adet Termo kovan kuluçkalığı
d- 6 adet ergonomik ahşap kovan tabanı
e- 24 adet örtü tahtası tipi nem giderici besleme kabı
f- 84 adet Langstroth tip pratik çerçeve


Not: Nakit çekimlerde veya peşin satışlarda 3500 TL üzeri % 5, 5000 TL üzeri %10 indirim uygulanacaktır.
Kampanya 30 . 12 .2009 tarihine kadar geçerlidir.

MÜRACAAT

SEZER ARICILIK
İrtibat için Esenler Otogarı B 92 Doğu alt çarşılar.
0 212 658 38 80

21 Ekim 2009 Çarşamba

KAMPANYA



Kıymetli arıcı arkadaşlarımıza Maye Termo Kovanları deneme fırsatı yaratmak maksadı ile SEZER arıcılık firması olarak bir kampanya başlatmış bulunmaktayız.


Maye Kovan bedeli 350 TL dir.


Maye Kovan almak isteyen arıcılarımıza bir maske, bir körük, bir eldiven, bir eldemiri, bir fırça, birde polen tuzağı hediye ediyoruz.


Böylece olmazsa olmazlardan olan 6 adet hediyemizi kullanırken bizi hatırlar ve Maye Kovan deneme fırsatını yakalamış olabilirsiniz.

Üstelik Türkiyenin neresinde olursanız olun kargonun ulaşabildiği her yere kargo parası bize ait olmak üzere bu imkanı sunmuş bulunmaktayız.


15 Kasım 2009 tarihine kadar devam edecek olan bu kamyamızda Maye kovanda arıların kış performansını, nem sorunu yaşamayacağınızı, varova mücadelesinde daha etkin bir mücadelede bulunup varova zararından etkilnmeyeceğinizi, arıların erken baharda çok daha güçlü olarak çalışıp daha fazla arı ürünleri üreteceğinizi deneyerek görebileceksiniz.


İmkanlarımız ölçüsünde sunduğumuz kampanyamız ile mühendislik harikası olan maye kovanların Fransa Apimondia kongresinde gören büyük ilgi ve ödüllerinin olması, 2 üniversitece çalışılıp TUBİTAK ile onaylanması ürüne olan mükemmelliyeti anlatmaya kafi gelmez. Ancak deneyenler farkı görebilirler.




Arılarınızı gecekondularda değil, villada yaşatalım. Daha sağlıklı ve daha verimli arılar yetiştirip, arı ürünleri üretelim.


Ürünü hem hobicilerin hem profesyonellerin incelemesini tavsiye ediyorum. Az arı ile daha çok ürün üretmenin keyfini yaşayacağınıza inanıyorum.


Saygı ve selamlarımla.


Yalçın SEZER

Uzman Biyolog


0 212 658 38 80

10 Ekim 2009 Cumartesi

EGE ARILARI MERCEK ALTINA ALINMIŞ.

Ege arıları mercek altında
4.10.2009
Mustafa SARIİPEK/MARMARİS (Muğla), (DHA)
MUĞLA'nın Marmaris İlçesi'nde, Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitisü'nden bir heyet bal arıları ve kovanlarında inceleme başlattı. Özellikle bakteriyel arı hastalıkları ve parazitleri üzerinde yoğunlaşılan ve Ege Bölgesi'ni kapsayan araştırma ay sonunda tamamlanacak.Dünya genelinde bal üreten ülkelerde ve Türkiye'de bazı illerde yaşanan toplu arı ölümleri üzerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı aldığı kararla arılar üzerinde geniş çaplı inceleme başlattı. Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'ne ait iki veteriner hekim, bir su ürünleri mühendisi ve parazitolog, Türkiye'de bu kadar geniş çaplı olarak ilk kez Ege bölgesindeki illeri gezerek örnekler almak ve incelemeler yapmak üzere görevlendirildi. Ekip, Eylül ayı başından bu yana il, ilçe ve köylerde sonbahar yavrulama döneminde yeni yavrular, olgun arı ve larvalar ile kullanılan temel malzemelerden örnekler alarak bunların hastalık etkenleri taşıyıp taşımadığını incelemeye başladı.Muğla, Marmaris ve Datça'da 4 gün boyunca çalışan ekip çeşitli kovanlardan arılar ile bal örnekleri aldı. Bu numuneler önce İzmir'de işlenip incelenecek. Klinik ve laboratuvar muayeneleri gerçekleştirilecek. Parazitoloji bölümünde hastalık muayeneleri yapıldıktan sonra viral arı hastalıkları yönünden bir sorun olup- olmadığının öğrenilmesi için de eldeki numunelerin bir kısmı Samsun'a gönderilecek. Bu inceleme sonunda Ege Bölgesi genelinde ‘arı nüfusunda' hastalık olup olmadığı, hastalık çeşitleri, kökeninin ne olduğu ve oranları hakkında geniş bilgi edinilecek. Elde edilecek veriler sayesinde de olası salgın hastalıkların önüne geçilmesi sağlanmış olacak.İncelemede özellikle Türkiye'de genellikle görülen ‘Varroa paraziti’ ve mantar hastalıkları üzerinde duruldu ve ilk belirlemelere göre Muğla bölgesinde bu hastalıklara rastlanmadı. Ömrü 30-40 gün olan bir arının, Varroa paraziti nedeniyle en fazla dokuz gün yaşabildiği hatırlatıldı. Kenelerin kan emmesi gibi Varroa'lar da arının lenfini emdiği bildirildi. Bu parazit ile sürekli mücadele gerekirken, şu anda bal kesim dönemi olması nedeniyle ilaç kullanılamadığı vurgulandı. Bu hastalığa yakalanan arı ölmese bile bu parazit sayesinde güçten düşüp zayıf kaldığından yavrularında da çürüklük olduğu açıklandı. Bu da yeni nesil arının güçsüz olmasına ve rekoltenin azalmasına sebep olarak gösteriliyor. Ayrıca Türkiye genelinde nemli iklimlerde görülen değişik mantar hastalıkları da arılar üzerinde etkili oluyor.
Milliyet

9 Ekim 2009 Cuma

HABER.........................

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz:Yetiştirici birleşmeyince bal ucuza ihraç ediliyor
07-Ekim-2009 Çarsamba- Haber Merkezi

İklim şartlarının mevsim normallerinde seyretmesi arıcıların yüzünü güldürdü. Çam balı üretiminde geçen seneye göre yüzde 70 artış sağlanarak 80 bin tona ulaşıldı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, bu sene havaların yağışlı olması sebebiyle bitkilerin bol çiçek açtığını, arıların iyi oğul verdiğini belirterek, arı sayısının da geçen yıla göre artığını kaydetti.
Artışın bal üretimine de yansıdığını belirten Yılmaz, her kovandan yaklaşık 20 kilo bal alındığını ifade etti.
Yılmaz, Türkiye'de Arıcılık Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 3 milyon 670 bin arı kovanı bulunduğunu belirterek, 150 bin ailenin geçimini arıcılıktan sağladığını aktardı.
İlkbaharın yağışlı ve hava sıcaklığının mevsim normallerinde seyretmesinin arıcıları bu sezon için yüzünü güldürdüğünü eden Yılmaz, "Önceki yıla göre çam balı üretiminde yüzde 70 bir artış sağlandı. Geçen sene 10 bin ton çam balı alınırken bu sene 17 bin tonu buldu. Çiçek balı ile birlikte yıllık bal üretimimiz ise 80 bin tonu geçti." bilgisini verdi.
ARICILAR BİRLEŞMEYİNCE BAL UCUZA İHRAÇ EDİLİYOR
Yılmaz, çam balının büyük çoğunluğunun yurt dışına ihraç edildiğini dile getirerek, ihracatçıların birleşememesi sebebiyle balın ucuza gittiğini vurguladı.
Yılmaz, "Şu anda çam balı kilosu 3 Euro'dan ihraç ediliyor. Eğer ihracatçılarımız birleşse bu 4-5 Euro&ya kadar çıkabilir " dedi.

28 Eylül 2009 Pazartesi

ARICILIK KURSLARI

Bakırköy Halk Eğitimi Merkezinde açılacak olan Arıcılık kursları için müracaat edebilirsiniz.

Katılmak isteyen arı sevdalılarının kurstan haberdar olabilmek için 0 212 658 38 80 numaralı telefona isimlerini yazdırabilirler.

Yalçın SEZER

MUĞLA ARI YETİŞTİRİCİLERİ VE BAŞKANLARI ZİYA BEYİN ANLAMLI DAVRANIŞLARI

Muğla ilimiz sınırları içerisinde arı yüklü bir tırın uçuruma düştüğünü az önce haberlerde izledim. Tüylerim diken diken izlediğim görüntüleri izlerken sanki olayın sahibi olarak kendimi görür gibi oldum. Gece yolculukları ve bu sırada yorgunluk hepimizce malumdur. Hepimizin başına gelebilecek olan olan arı nakli kazalarının arıcı arkadaşlardan uzak olması temennisi ile.
Muğla ili arıcılarının ve başkanlarının olay yerinde anlamlı davranışları ise üzücü olayın sonucunda yapılabilecek en doğru hareketti. İvedilikle kendilerine görev sayan ve yardımda bulunan arkadaşları tebrik ediyor. Başkan Ziya beyin çalışmalarında sonsuz başarılar diliyorum.
Yalçın SEZER

AYDINA BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN, SONUCU MERAKLA BEKLİYORUZ.

KAMUOYUNA DUYURUBİLİNDİĞİ GİBİ SÖKE İLÇEMİZE BAGLI AGAÇLI KÜYÜNÜN TAMAMINDA VE KUŞADASI İLÇEMİZE BAĞLI DAVUTLAR BELDEMİZİN BİR KISMINDA YAKLAŞIK 6-7 GÜN SÜREN ARI ÖLÜMLERİ SÜRMÜŞTÜR.BİRLİĞİMİZE GELEN İLK BAŞVURUDAN SONRA;BAŞTA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ OLMAK ÜZERE,SÖKE TARIM İLÇE MÜDÜRLÜĞÜMÜZ,KUŞADASI İLÇE TARIM MÜDÜRLÜĞÜMÜZ,ÇİNE MESLEK YÜKSEK OKULU AICILIK BÖLÜMÜ,BORNOVA VETERİNERLİK ARAŞTIRMA ENSTÜTÜMÜZ,AYDIN ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ TARAFINDAN ÇOK YOGUN BİR ARAŞTIRMA VE SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞ OLUP ARI ÖLÜMLERİNİN NEDENLERİ ARAŞTIRILMIŞTIR.BU YOGUN ÇALIŞMANIN EKSİK BİR YÖNÜ KALMIŞTIR.ZİRAAT MÜHENDİSLERİ,VETERİNER HEKİMLER İLK GÜNDEN HEP ARAZİDE OLMASINA RAĞMEN,BİTKİ KORUMA UZMANLARI OLAYA BİR HAFTA ONGÜN SONRA MÜDALE ETMİŞLERDİR.DOLAYISIYLA ÇEVREDEKİ BİTKİLERDEN NUMUNELER ALINIP,HANGİ AGACA YADA NEREYE ZİRAİ İLAÇ ATILDIGI TESPİT EDİLEMEMİŞDİR.EGER BÖYLE BİR ÇALIŞMA VARSA BUNUNDA KAMUOYUNA AÇIKLANMASI GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUZ.ARILARDAN,PETEKLERDEN,BALLARDAN ALINAN LABARATUVAR SONUÇLARI NASIL KAMUOYUYLA PAYLAŞILDI İSE BU BİLGİLERDE PAYLAŞILMALIDIR.EGER BÖYLE BİR ÇALIŞMA ZAMANINDA YAPILMADIYSA,YADA GEÇ BAŞLATILDIYSA BUDA BİR KAZANIMDIR.ŞİMDEN SONRA BAŞKA VAKALARDA AYNI HATAYA DÜŞMEMEMİZE KATKI SAĞLAMALIDIR.YAKLAŞIK 6-7 KM YARIÇAPLI BİR ALANDA ETKİ GÖSTEREN ARI ÖLÜMLERİNE SEBEB OLAN ZİRAİ İLACI KİM YADA KİMLR ATMIŞTIR.ŞUANA KADAR YAPILAN AÇIKLAMALAR GEREK MAGDUR OLMUŞ ARICILARI,GEREK YÖRE İNSANLARINI GEREKSE KAMUOYUNU TATMİN ETMEMİŞTİR.BAL ARILARI SON DERECE HASSAS YARATIKLAR OLDUĞU İÇİN BU UYGULAMADAN HEMEN ETKİLENMİŞ VE ÖLMÜŞLERDİR.YA ÇEVREDEKİ DİĞER YARATIKLAR VE İNSANLAR NE ŞEKİLDE ETKİLENMİŞTİR.NASIL BÖYLE BİR ORGANİZASYON KURULMUŞDA BU KADAR ETKİLİ BİR İLAÇLAMA YAPMIŞTIR.ARISI ÖLEN ARILARIN MAĞDURİYETİ NE ŞEKİLDE GİDERİLECEKTİR.BİZ MAGDURLAR OLARAK KİMİ,KİMLERİ MUHATAP ALACAGIZ.TÜM BUNLARIN AYDINLIGA ÇIKMASI VE GEREGİNİN YAPILMASI GEREKİR.BİZİM BİRLİK OLARAK VERDİĞİMİZ MÜCADELEDE BAŞTA TARIM TEŞKİLATIMIZ OLMAK ÜZERE HİÇ BİRİM KURUM VE KURULUŞLA GEREKSİZ POLEMİK YARATM YADA KÖTÜLEME GİBİ BİR ART NİYETİMİZ YOK.ÇÜNKİ BU GÜNE KADAR YİNE TARIM TEŞKİLATIMIZ BAŞTA OLMAK ÜZERE UYUM İÇERİSİNDE ÇALIŞARAK BİR YIGIN SORUNLARIMIZI ÇÖZDÜK VE ÇÖZMEYE DEVAM EDİYORUZ.BU MÜNFERİT OLAYDA YİNE KOL KOLA ÇALIŞTIK.PAZAR GÜNÜ TATİL OLMASINA RAĞMEN TARIM TEŞKİLATIMIZ ELAMANLARININ BİR KISMI GECE VE GÜNDÜZ ARICILARIMIZIN YANINDA OLMUŞTUR.TÜM BUNLAR TAKDİRE LAYIK ÇALIŞMALARDIR.ANCAK KUSURLARIMIZDA VARSA BUNUDA VURGULAMAK VE BİRDAHA DAHA DİKKATLİ OLMA ADINA KAZANIM ELDE ETMELİYİZ.BU GÜNE KADAR YAPILAN ÇALIŞMA VE AÇIKLAMALARINDA ARI ÖLÜMLERİNİN SIRRI ÇÖZÜLEMEDİĞİNDEN VE ARISI ÖLEN ÜRETİCİLERİMİZİN MAGDURİYETİNİN GİDERİLMESİ KONUSUNDA TATMİN EDİCİ BİR SONUCA ULAŞILAMADIGI İÇİN 28.09.2009 TARİHİNDEN İTİBAREN BU KONUYU YARGIYA TAŞIMAK DURUMUNDAYIZ.BU KONUYA İLİŞKİN AVUKATLARIMIZ VEKALET İŞLEMLERİNİN TAMAMLANMASINA MÜTAKİP GEREKLİ DAVALARI AÇACAKLARDIR.KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURURUZ.KADİR KILIÇAYDIN İLİ ARI YET.BİR.YÖN.KRL.BŞK.533 323 05 03535 238 68 50

22 Eylül 2009 Salı

BİRLİK OLMANIN GEREĞİ YARDIM KAMPANYASI




İstanbul Bal Üreticileri Birliğine Kayıtlı üyelerimizden Alemdağ da ikamet eden Kerim Hocamız ve Osman Abimizin arılarını Tekirdağ Kumbağdaki sel denize kadar sürüklemiş ve yaklaşık 260 arıdan hiç biri bulunamamıştır. Silivride meydana gelen selde üyelerimizden Ruşen mutlunun yaklaşık 30 arısı zarar görmüştür.

Civarda meydana gelen sel felaketinde birliğimize üye olmayan bir çok kişininde selden nasiplendiğini ve zarara uğradıklarını üzüntü ile görmekteyim. Sel marifeti ile zarara uğrayan ve beni arayarak ne yapabileceklerini soran arıcılara bölgedeki resmi mercilere zararın tespitini yaptırmalarını söyledi isemde, Tekirdağ İl Tarım Müdürlüğünden madur arıcılarımızın talepleri doğrultusunda afet kanununa göre menfaatleri doğrultusunda bir durumun ortaya çıkamayacağı bildirilmiş.

Afet kanununun ilgili kısmı şunu söylermiş. Madurun mal varlığının %40 ının zarara uğraması ve tarım sigortası yaptırmaları durumunda devlet yardımda bulunuyormuş. Üyelerimiz evlerini barklarınıda arılarla beraber gezdireceklerdi herhalde.

Hal böyle olunca arıcılığını sonlandırma noktasına gelen üyelerimize yapmamız gereken vefa borcumuzu yerine getirmek adına bir kampanya başlatmış bulunmaktayız.

Öncelikle birliğimiz üyelerine yaptığımız talep doğrultusunda madur üyelerimize arılı kovan verme kampanyası başlatmış bulunmaktayız. Arılı kovan veremeyenlerin gönüllerinden kopan meblağlar ilede arılı kovan alınarak kendilerine hediye edilecektir. İlgilenen üyelerimize, arkadaşlarımıza ve gönül dostlarına ilanen duyurulur.

Yalçın SEZER
İstanbul Bal Üreticileri Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı

0 532 286 96 23
0 505 476 96 06

21 Eylül 2009 Pazartesi

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENABI ALLAHTAN NİYAZ EDERİM .

YALÇIN SEZER

9 Temmuz 2009 Perşembe

BAL SÜZME MAKİNESİNDE KAMPANYA




Bal sağma ve süzme zamanı ülkemizin çeşitli yerlerinde başladı. Bir çok yerindede yakında başlayacak. Süzme makinesi bundan 4-5 yıl önce yaklaşık 350 tl civarlarında idi. Bu günde aynı fiyatlar seviyesinde bulmak mümkün.
Esenler otogarı Doğu alt çerşılar bölümünde bulunan SEZER ARICILIK firması sezon başında arıcıların maske ve körük gibi malzemelerini kaliteli ve uygun fiyata temin etmiş bir çok arıcımızın çalışmalarında kendilerine yardımcı olmaya çalışmış idi. İlerleyen günlerde mum fiyatlarında ki artışlardan arıcılarımızın etkilenmemsi için piyasa bedelinin altında Muğla petek firmasının hijyenik ve kaliteli peteklerini siz arıcılarımıza sunduk.
Sıra sezonunda uygun fiyattan ve kaliteli bal süzme makinesi tedarikinizi sağlamaya geldi.
16 lı bal süzme makinesi (devirli motorlu) 2000 Tl dir.
4 lü bal süzme makineleri 275 TL
3lü bal süzme makineleri 240 TL
2 li bal süzme makinesi 200 TL dir.
Bal süzme makinelerinde önemle üzerinde durulması gereken bir kaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Karşılıklı gelen çerçevelerin eşit miktarda bal bulundurması makinenin daha randımanlı çalışmasına yardımcı olacaktır. Bu yüzden bir kaç kolonisi olana 2 li daha fazla kolonisi olanlara 4 lüyü tavsiye ederim. Çok sayıda kolonisi olan ve keyfine düşkün ve zamanı daha mükemmel değerlendirmek isteyen arkadaşlara da motorlu olan makinemizi tavsiye ediyorum.
Sezonumuz doğru ırk, doğru besleme ve doğru zamanlama ve ekipman ile bereketli geçecektir.
Gayretlerinizin boşa gitmeyeceğini biliyor tüm arıcılarımızın bereketli sezonlar geçirmesini temenni ediyorum. çalışmalarınızda üstün başarılar diler sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog
Sipariş için SEZER ARICILIK Esenler Otogarı doğu alt çarşılar M 6 Esenler - İstanbul
Telefon 0 212 658 38 80

13 Haziran 2009 Cumartesi

SATILIK ARILAR, ESKİ YENİ ARI KOVANLARI, BAL, POLEN,ARI SÜTÜ VE ARI İLE İLGİLİ HERŞEY

Muhterem arkadaşlar gecede 500- 600 çerçeve tellemenin ne demek olduğunu arı ile ilgilenen arkadaşlar bilebilirler. Siz çalışmasanızda eğer arılarınız varsa onlar sizi çalıştırırlar. Bİzde bu yıl hummalı bir çalışma içerisinde arılarla adeta yarışırcasına gayretli bir biçimde arıcılık faalliyetlerini yerine getirmeye çalıştık.

Bu çalışmalar sırasındada bazın ekipman yenileme işlemleri yerine getirdik.

Apimaye firmasının ürettiği tabanlardan kullandık bol polen aldık arılarımız bu sayede polenle bloke olmadı ve bu polenleri toplayarak ekstra polen kazancı sağladık. Polenin kilosunu 50 TL olarak belirledik. İsteyen arkadaşlara istedikleri kadar gönderebiliriz.

Ergonomik tabanlı ekipmanların kullanılması ile birlikte elimizde bulunan klasik tip kovanlarda anca geçmiş de yapmış olduğum ana arı üretimlerinde kullanabilecekken uygun fiyata arı kovanı almak isteyenlerin talepleri ile karşılaşınca 2. el kovanları satışa çıkarmış bulunmaktayım. 2. el kovan fiyatlarını 40 TL olarak belirledim. Eğer bu kovanların ilavelerinide talep edecek olursanız 50 TL olarak verebilirim.

Ana arı yetiştirmek için yine Apimaya ana arı yetiştirme kovanlarını kullanıyorum. Daha önce defalarca söylediğim olumsuzlukları ortadan kaldıran bu ürün ile ana arı yetiştirmek bir keyif. Janter aparatları ile yetiştirediğimiz ana arıların eliminesini yaptıktan sonra kendi kovanlarımızda kullanacak şekilde yetiştiriyor ve talep edenlere ücreti mukabilinde veriyorum. Ana arı fiyatını 25 TL olarak belirledim. Piyasada 10 TLye kadar inen ana fiyatları ertesi yıl karşılaşılan problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Garantili ana arılarımızı kendinizde kovanlardan alarak kafesleyebilirsiniz.

Ayrıca Apimaye 4 lü ana arı yetiştirme kovanı satın almak isteyenlerede yardımcı olabilirim. 4 gözüde arılandırılmış ve anası olan bu düzeneği size 500 TL ye verebilirim.

Ana arı yetiştirme kovanı 285 Tl dir.

Ayrıca polen düzeneği olan ahşap kovanlar 100 TLdir Fırınlanmış keresteden imaldir.

Polenliksiz kovanlarımızda 80 TL dir.

Kendi üretimimiz olmamakla birlikte üyesi bulunduğum bal üreticileri birliği üyesi bir arkadaşımızın ürettiği arı sütünün grmaı 10 TL olarak satışa sunulmuştur. İstayan arkadaşalrın çevrelerine iletmeleri ve ihtiyaç sahiplerinin nemalanmasını sağlamalarını sizlerden talep ediyorum.

Çalışmlarınızda başarılar diler sağlık ve mutluluk dolu günlerin sizlerle olmasını temenni ederim. Hoşçakalın.

Yalçın SEZER
Uzman Biyolog
SEZER Arıcılık
0 212 658 38 80 Büyük İstanbul Esenler otogarı doğu alt çarşılar B 92

28 Mart 2009 Cumartesi

LANGSTHROT-DADANT-MAYE

DÜnya gazetesinde maye kovanların sahibi Muzaffer beyle rööportaj.



İSTANBUL - Bir tesadüfle 1986 yılında Türkiye'de ilk şemsiye bidonunu üreten ve bugün hala en büyük üreticisi konumunda bulunan Yıldırım Plastik'in sahibi Muzaffer Yıldırım, arılar için özel termo kovan geliştirdi. Büyük bir AR-GE çalışması ile termo kovanın patentini de alan Muzaffer Yıldırım, Bulgaristan'da katıldığı bir fuarda ise inovasyon ödülü aldı. Kovanı üretebilmek için her gittiği yerde arıcılarla temasa geçip dünyadaki arıcılık trendlerini araştıran Yıldırım, üniversitelerin ilgili bölümleri ve dalının uzmanı öğretim görevlileri ile de dirsek teması ile ürettiği kovanları artık üreticilerin beğenisine sunmuş durumda. Türkiye'nin arı koloni sayısında Çin'den sonra ikinci ama kovan başına üretimde altıncı sırada olduğu bilgisini veren Yıldırım, Türkiye'de bir kovanda 15-16 kg'lık bal alındığına dikkat çekerek, "Bizim geliştirdiğimiz kovanla 2 katı yani 30 kg'lık bal üretimi yapmak mümkün" dedi. Yıldırım'ın hem kovanı nasıl ürettiğini hem krizle arasını hem de bugünlere nasıl geldiğini konuştuk. İşte Yıldırım'ın KOBİden'e verdiği cevaplar.
Yıldırım Plastik neler üretir?
Otomotiv yan sanayiinde üretim yapıyoruz. Otobüs, kamyon gibi araçların plastik parçalarını üretiyoruz. Mesela belediye otobüslerinin mono blok koltuklarını biz üretiyoruz. Bu alanda Mercedes, Isuzu gibi firmalarla çalışıyoruz. Promosyon ürünlerimiz var. Ülker, Algida, Coca Cola gibi firmalara örneğin dondurma dolaplarının yanında bulunan şemsiyelerinin su bidonlarını üretiyoruz. Sütaş gibi firmalar için bazı ambalajlar yapıyoruz.
Şemsiye bidonu ilginç, nasıl başladınız?
1986 yılında ilk biz ürettik şemsiye bidonunu. Sonra başka firmalarda girdi. Firmalar bize ürünün prototipinbi getirir biz kalıbını yapar, üretime geçeriz. Oto ve gıda sanayine ambalaj kalıbı yaparken müşteri yönlendirdi. Biz ürettik ama biz tasarlamadık. Yurtdışından örneğini getirdiler, biraz kapora verdiler. Yaptık ama müşteriyi bir daha bulamadık. Bir sürü bidon elimizde kaldı.
Nasıl sattınız peki?
Bütün bidonlar elimizde kalınca bu sefer şemsiye üreticilerine gittik ama onlar da almadı. Bu defa taktik değiştirdik, yükledik kamyona. Bursa'dan başladık tek tek mağazaları dolaştık. Önce mağazaya giriyorduk 'satılık bidon var' demiyorduk, 'şemsiye almaya geldik' diyorduk. İlk satışı takasla yaptık. Otelleri, sahili dolaştık Bodrum'da bitirdik. Ben bir kucak şemsiye alıyordum arabanın bagajına sığıyordu. Fakat bidonları yolluyorduk, yer kaplıyor dükkanın deposu doluyordu. Onlarda kendi müşterilerine satmaya başladılar. Hep yeni açılan mağazalara gittim. Sonraki sene artık 1987'de Algida, Coca Cola gibi firmalar almaya başladı.
Bir anlamda pazarı kendiniz yarattınız yani?
Satmak için çok dolaştık. O gün kimsenin para vermem dediği ürün bugün 1 milyon adete ulaştı. En büyük üretici hala biziz. En büyük taliplisi de Algida'dır. Onu Ülker ve Coca Cola izler. Sonra bidondan esinlendik ve plastik dubalar yaptık.
Krizle aranız nasıl?
2001'de üretimimizin yüzde 80'i otomotiv sektörüneydi. Zarar ettik. Sonra sepetleri çoğaltalım dedik. Bu krize de esasında yatırımda yakalandık. Ambalaj sanayii ve reklam sektörü için gerekli bazı levha makinaları almıştık fakat daha az etkileniyoruz. Çünkü şimdi işimizin yüzde 30-35'i oto, yüzde 25'i ambalaj ve kalanı promosyon ürünleri. Bunun faydasını görüyoruz.
Termo kovan üretmek nereden aklınıza geldi?
AR-GE merakım çok büyük. Zaten yenilikçilik yapamıyorsanız, ürettiğiniz size hatıra gibi kalıyor. 200 çeşit ürünümüz var. Kimseyi taklit etmeyiz, mutlaka kendimizden bir şeyler katmaya çalışırız. Yabancılar 'Türkler taklitçidir' der, numune vermek istemez. Karamürsel'den bir arıcı bir plastik bal çerçevesi getirdi. Yap, çok satarsın dedi. Elime aldım baktım ne işe yaradığını çözmeye çalıştım. Arıcılığı merak ettim ve her gittiğim yerde arcıları ziyarete başladım. Genellikle de çürük kovanlar, yerlerde gezinen petekler gördüm. Aklıma kovan yapmak geldi.
Bütün petekler tahtadır, siz plastik kovan yapıyorsunuz. Hiç bu olmaz demediler mi?
Arı plastikte hiç durmaz dediler. Ama ilk yaptığım sandıktan arılar çıkmak istemedi! Bir de arının doğasını öğrenmeye başladık. Mesela arı 6 kg çiçek özü yiyerek bir peteği dolduruyor ve mutlaka peteği üfleyerek bal yaptığı yeri sır gibi bir şeyle üfleyerek temizliyor. Bizim kovanda arı peteği sırlamadan bal yapmaya başlıyor. Arı hijyeni tanıyor çünkü. 5 yıl önce başladım izlemeye, şimdi hobim oldu. Bizde doğru, gıda kodeksine uygun hammadde ile üretiyoruz kovanı.
Kovanı geliştirirken nelere dikkat ettiniz?
Dünyadaki kovan tiplerini araştırdık. Türkiye'de her köye göre ölçüler değişiyor. Dünyada ise fenni kovan var. Ağırlıklı olarak kullanılan ise Langstroth denilen bir ölçü. Bir de Dadant yönetimi ile geliştirilen kovanlar var. Biz kendimiz bunlara bakarak kendimiz bir ölçü geliştirdik.
Ürününüze patent aldınız mı?
Kovan tiplerini araştırıp işin içine girince ciddiyeti anladık ve baktık işin boyutu büyüyor duyumla Ankara Patent Genel Müdürü Kaan Dericioğlu ile tanıştık. Patentimizi aldık TÜBİTAK'tan, AR-GE desteği aldık. Projes ile çalıştık. Yapı Kredi Bankası'da yardımcı oldu ve üretime geçtik.
Yurt dışına satmayı düşünüyormusunuz?
Muğla'da bir konferansta Washinghton State University'den bir öğretim görevlisi ile tanıştık. Kendise bize "Biz soğuk bölgede yaşıyoruz sanki bizim için yapılmış" dedi. Şimdi orada kovanın testi yapılıyor. Bir de 3-4 hafta önce Bulgaristan-Plevne'de fuara katıldık. 12 kovan üreticisi arasında inovasyon dalında birinci olduk. Bulgaristan, Polonya, Finlandiya ve Rusya'dan distiribütörlük talep eden, denemek isteyenler bizimle irtibata geçti. Görüşüyoruz.
Türk arıcılar alabilecek mi? Kaça satacaksınız?
İnternette satışa açtık. Alan, çevresindekilere anlatmaya başlıyor. Sandık kovanlar 80-90 bin TL civarında. Bizimkisi 300 bin TL. Ama mutfak robotu gibi bir kovan yaptık. İlk hedefimiz pazarın yüzde 10'una ulaşmak. Yurtdışında özellikle Avrupa ülkelerinde şansımız çok yüksek. Ayrıca Türkiye'deki mevcut ahşap kovanları da destekliyici ürünler yapmaya başladık. Eski kovanları yüzde 50 iyileştiriyoruz.
İlk çizgi Muzaffer Bey'den
Muzaffer Yıldırım, AR-GE'ye çok meraklı bir insan. Eline aldığı her şeyi sonuna kadar inceleyip araştırıyor. Neye yarar, ben ne katabilirim diye bakıyor. 1974 yılından beri kalıpçılık yapıyor. Mesleği esas çıraklıkla öğrenmiş ama akşam sanat okuluna da giderek teknik resim dersi almış. Şimdi üretime geçilecek herhangi bir üründe ilk çizğiyi Muzaffer Yıldırım atıyor. "Ben karakalem çiziyorum sonra ekibimle beraber çalışıyoruz. Ortaya çıkan ürün hepimizin emeği" diyen Yıldırım, 110 kişiye istihdam sağlıyor. Çalışanlarının yüzde 70'i 15 yılı doldurmuş elemanlar. Hatta 30 yıllık çalışanı var. İlk dükkanı İstanbul-Süleymaniye'de açan Yıldırım, şimdi Beylikdüzü'nde 3.500 m2'lik kendi yerinde üretim yapıyor. Bu yıl ise komşu arazileri kiralayarak 10 bin m2'lik alana üretimini yaymış.
KOBİ'lere tavsiyeler
Muzaffer Yıldırım aslında her KOBİ'nin olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de değişimine muazzam şekilde ayak uydurabilmiş ve dik durabilmiş bir işletmenin sahibi. Neler dikkatinizi çekiyor diye sorduğumuzda ilk cevabı "Önce kazanmak sonra harcamak gerek. KOBİ kazanmadan harcamamalı" oluyor. Muzaffer Yıldırım'ın ikinci tavsiyesi ise her KOBİ'nin önüne hep rakip çıkacak gibi çalışması ve ürün çeşitliliğine gitmesi. Yıldırım şöyle diyor: "KOBİ'de fabrikatörde boyunu bilecek. Büyük firmalar sadece kendileri için çalışacak ihtisaslaşmış KOBİ'leri sever. Ama krizde herkes kendi derdine düşer. Sapı samanı karıştırmadan işi biraz çeşitlendirmek lazım."

23 Mart 2009 Pazartesi

AŞIRI NEM VE ARILAR

Kıymetli Arıcılar Selam ve Saygılarımı Sunuyorum.
Uzunca bir zaman diliminden sonra tekrar birlikteyiz. www.sezerpetek.com sitesi revize edildiği için bu günlerde yayında değil. Sizlerden gelen ısrarlı telefon ve maillere dayanamayarak bu akşam bir yazı yazmak istedim. Tüm arıcılar gibi bu kış günlerinde bende kolonilerimi geçen hafta sonunda inceleme fırsatı yakaladım.
Bu yıl ben bir ilki yaşamaktayım. Hiç arı kaybımın olmaması, ana arı kaybı ve sahte ana oluşumu olmaması beni çok sevindirdi. Bu tür bir sonucun ortaya çıkmasındaki en büyük etken şüphesiz ki değişmeyen bazı noktalara özen gösterilmiş olması. Ana arı yetiştirilmesinden, bölmelerdeki arı miktarına ve bölme şekline, uygun flora takibinden, besin stokuna, varova mücadelesinden, beslemeye ve en büyük zararlı etken olan nemin ortadan kaldırılmasına kadar tüm noktalara riayet etmek gerekiyor elbette.
Bu yıl bu günlerde gördüğüm bir gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
KOVANLARDAKİ NEM
Her yıl koloni kontrollerinde erken baharda karşımıza çıkan bir durumdur nem. Kovanları açtığımızda çerçevelerde görülen yeşil renkli küf mantarları aslında kovan içerisinin nem miktarının ne kadar çok olduğunun bir belirtisidir. Bu nem neticesinde de arılarımız maalesef ne gelişebilirler nede gelişmeleri istediğimiz şekilde gerçekleşir. Tüm yapılan yanlış uygulamalara rağmen arılar yaşam mücadelesini ülkemizin zengin flora kaynaklarından yararlanarak beklenilmeyecek derecede de ürün vermektedirler.
Genel bir kanı vardır hep arıcılar arasında. Kışın arı üşümesin diye sarılır sarmalanır. Hatta kovan yapımlarında dört beş santime kadar kalın tahtaların kullanıldığını biliriz. Bu kovanlar ne yerinden kalkar ne de kovanın içerisinde bir uygun yaşam alanı sunabilir. Arıların doğal yaşamında ormanlardaki ağaç kavuklarında, duvar çatlaklarında, hatta topraktaki oyuklarda bulunan arı kolonileri hiçbir şekilde insan müdahalesi ile karşılaşmamaktadırlar ve çok da sağlıklı bir şekilde yaşamaktadırlar.
Bizim arılıkta bulunan kovanların büyük bir bölümünde maye besleme kabı kullanıyorum. Bu ürünün verim artırıcı özelliğini AR- GE sini yaptığım üç yıldır zaten gözlemliyor idim. Bu erken baharda ortaya çıkan sonuç beni şaşırtmadı. Bildiklerimi onaylamış oldu. Zonguldaktan Selahattin Güneyin denemelerini yapıp bizlerle paylaştığını gördüğüm maye kovanlar yurdumuzun dört bir tarafında denendi ve hep olumlu sonuçlarla geri dönüldü. Tubitağın onayladığı, Bulgaristan da ödül alan Apimondiada ödül alması muhtemel olan Maye tasarımlarına yabancıların ilgisi doğrusu bir Türk olarak beni çok gururlandırıyor. Hatta bu ürün yerli yapımı denmesi bile ayrı bir gurur kaynağı.
Maye besleme kabının özelliği üzerinde üç ayrı görevi yüklenmesi.
1. Kapak altı örtüsü ( Çuval yok, tahta yok)
2. Besleme kabı ( Ekstra bir aparata ihtiyaç yok, üzeri delinmiş bir kontra yada çuvala)
3. Nem giderici BİNGOOOO.
Maye kovanların her bir parçası mühendislik harikası doğruya doğru. Fakat bu yazıda bizi nem giderici özelliği ilgilendiriyor.
Maye besleme kabının çevresinde delikler bulunuyor. Bu delikler arılar tarafından propolisle kapanıyor. İstediği yerlerde delikleri kapatmıyor ve kış boyunca açık bırakıyor. Böylece arılar kovan içerinde biyolojik yaşamları için gerekli olan oksijeni içeri alırken zararlı bir takım gazları karbondioksit gibi öldürücü ve solunum sonucu açığa çıkan zararlı gazları bu deliklerden dışarı atarak gayet sağlıklı yaşayabilmektedirler. Yurdumuzun en nemli bölgelerinden biri olan Rize anzer yaylasında bu kovanların denenmesi neticesinde kovan içerisinde diğer kovanlarda ortaya çıkan nemin arılara vermiş olduğu zarar görülmemiş ve Rizeli arıcılar tarafından çok rağbet edilir bir hal aldı.
Bu yıl çuval ve kontrplak kullandığım tüm kovanlarım içerisine nem emsin diye koyduğum gazetelerin ıslanmasını bırakın çerçevelerde nem neticesinde oluşmuş olan küfler görüldü. Lakin maye besleme kabı ile kışlayan kovanlarda nemden eser yok idi. Bununla da kalmamakta. Maye besleme kabı ile kışlayan arılar uygun havalanma koşulları sağlandığından daha az bal tüketmekte ve arılar nem ve zararlı gazlara maruz kalmadıkları için daha uzun yaşamaktadırlar. Gelişmesi geri kalan kovanların nem giderilmeyen ve havalanmanın sağlanmadığı kovanlar olduğunu savunabiliriz.
Havalanmanın sağlıklı olmadığı kolonilerde ne gelişme söz konusu olabilir. Ne de arı ürünlerinin verimli bir şekilde üretilebilmesinden bahsedilebilir.
Olmadık besleme kaplarına verilen olmadık paraların yanında yarım kovanı kaplayanlara verilecek olan 6 tl yada tamamen kovanı kaplayan tam besleme kabına verilecek olan 12 tl kışın sigortası gibi görev yapacaksa ve verim artıracaksa neden kullanılmasın.
REKLAM,
Evet reklam, böylesi önemli özellikleri üzerinde toplayan arılarımıza ve arıcılarımıza faydalı bir model olarak dizayn edilmiş, Türk yapımı bu ürünü tanıtmak ve ilgilenenlere yardımcı olmak bana keyif veriyor. Böylece veriminizin artmasına yardımcı olabileceğimi düşünmek da cabası.
Arıcılık yapan kişi ister hobici ister profesyonel amaç aynı. Arı ürünlerini üretmek. Tüm arıcılara verimlerini artıracakları bu besleme kabı, örtü tahtası ve nem giderici olarak görev yapan bu ürünü kullanmalarını tavsiye ediyorum.
Fabrika satış fiyatına temin edebileceğiniz adres
Esenler otogarı Doğu alt çarşısı B 92 Esenler – İSTANBUL Tel 0 212 658 38 80
SEZER Arıcılık
Maye Ürünleri İstanbul Bayisi.

10 Mart 2009 Salı

ARICILARA HİZMET MASKEDE SÜPER İNDİRİM MASKE FİYATI 10 TL

Büyük ilgi gören indirimli körük satışı ardından sıra maskede.

Arıcılarımıza malzeme temininde uygun fiyat ve kaliteli ürünler ile yardımcı olmayı kendine görev sayan firmamız maskede süper indirim yapmıştır.

Birinci kalite süper maske indirimli 10 TL olarak satışa sunulmuştur.

SEZER ARICILIK
Büyük İstanbul Otogarı
Doğu Alt çarşısı B92
Esenler -İstanbul

0 212 658 38 80