bal mevsimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bal mevsimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2008 Pazar

ZERZAVATÇI KÖYÜNDE YABAN TV DEN ÇEKİME GELEN EKİP.

TÜRKİYEDE ARICILIĞIN GELİŞMESİ NOKTASINDA BİR İLKİ DAHA GERÇEKLEŞTİRMİŞ BULUNMAKTAYIZ. yABAN TV DE ARICILIK EĞİTİMİ DİZİSİ BAŞLADI.
KAMERAMAN MUTLU BEY VE YÖNETMEN YELİZ HANIM İLE BİRLİKTE SON DERECE MÜKEMMEL BİR ARICILIK EĞİTİMİ FİLM ÇEKİMLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK.
ARICILARIN ÇİLEKŞELİĞİNDEN BALIN ÜRETİM SERÜVENİNİ ANLATAN BU BİR SERİ FİLMİN İLKİNİN YABAN TV DE YAYINLANMASININ ARDINDAN TÜM TÜRKİYEDEN OLUMLU TEBRİK TELEFON VE MAİLLERİNİ ALDIK. DESTEKLERİNİ BİZDEN ESİRGEMEYEN TÜM ARICI DOSTLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYOR. TÜRKİYEDEKİ ARICILIĞIN GELİŞMESİNDE BİR NEBZEDE KATKIDA BULUNABİLİYORSAK EN BÜYÜK MUTLULUĞUN BUNDAN İBARET OLDUĞUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM.
YABAN TV YETKİLİLERİNE, İSTANBUL KÖYLERİ MUHTARLARINA, ZERZAVATÇI KÖYÜ MUHTARINA VE TÜM ARICI ARKADAŞLARIMIZA SONSUZ TEŞEKKÜRLER.

13 Nisan 2008 Pazar

KONGRE SONUNDA HERKES MEMNUN VE EKSİKLERİNİ TAMAMLAMIŞ OLARAK AYRILDI.

KATILIMCI HOCALARIMIZA YÖRE HALKININ TEŞEKKÜRLERİNİN ARDINDAN AYRILDILAR.
ERTAÇ BEY İLAÇLARIN KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE UYGULAMALARINI GÖSTEREREK ANLATTI.
TABİKİ BEN KENDİMİ HEM EVSAHİBİ GİBİ HEMDE MİSAFİR GİBİ HİSSEDİYOR İDİM.
MEMLEKETİM KASTAMONU BOZKURT İLÇESİNDEN BENİ YANLIZ BIRAKMAYAN DESTEKLERİNİ EKSİK ETMEYEN HEMŞEHRİLERİMEDE TEŞEKKÜR EDİYORUM.
YENİLİKLERİN PAYLAŞILMASI AMACI İLE PRATİK ÇERÇEVEYİ NUMUNE OLARAK KENDİLERİNE GÖTÜRDÜĞÜM ÇERÇEVELERDEN 3000 TANE SİPARİŞ ALMAMIZ BU ÇERÇEVELERİN KULLANIM HALİNE GELME SÜRESİNİN ÇOK KISA OLMASINDAN DOLAYI BİR HAYLİ TUTULACAĞINI GÖSTERİYOR.

PRATİK ÇERÇEVELER ELDEN ELE GEZERKEN ARICILARIN GÖZLEMLERİ GENELDE OLUMLU İDİ.
Görkemli ve eşi benzeri olmayan katılımcılarıda kutluyor ve değerli bilgileri kullanmalarını talep ediyoruz.

Yalçın SEZER in önündeki sandalyede oturan Nedim AYHAK TÜrkiye Merkez Bal Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı ve Kastamonu Bal Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı.
Aslı Kırımlı konuşması sırasında konuklar arasında dolaşır iken. Konuşmalar slaytlar ile süslendi.

KASTAMONU İNEBOLU İLÇESİNDE 1. ARICILIK KONGRESİ YAPILDI.

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü hocalarından KAdriye Sorkun ve ekibi ile birlikte Ertaç TUTKUN Ve Yalçın SEZER inde konuşmacı olarak davet edildiği toplantıda yaklaşık 600 kişinin katılımcı olduğu görüldü.
Çevre ilçelerden de katılımın yoğun olduğu Arıcılık Konferansında yörenin arıcılık sorunlarını bilen ve uygulamadaki zorlukları bizzat yaşayan Yalçın SEZER arıcılara önemli ip uçları verdi.

İKADER adlı kalkınma derneğinin sponsorluğunda yapılan Konferansa Kaymakamlığın, İlçe Tarım Müdürlüğünün, Kastamonu Bal Üreticileri Birliği Yönetim kurulu Başkanı ve TÜrkiye Bal Üreticileri Merkez Birlik Başkanı Nedim Ayhak beyin ve katılımcı hocaların büyük gayretleri taktire şayandı.
Görkemli ve eşi benzeri olmayan Kongrenin gelenekselleşmesi ve arıcılarımıza faydalı olması temenisi ile. Yardımlarını esirgemeyen ve memleketimizin kalkınmasında çaba sarf eden herkese bende bir Kastamonulu olarak teşekkürü bir borç biliyorum.

Tüm Türkiyeyi dolaşan ve seminer Kongre gibi arıcılık etkinliklerinde bulunan biri olarak İneboludaki katılımcı sayısının fazlalığı beni fazlası ile memnun etti. Bütün hemşehrilerimizin daha verimli bir arıcılık yapmasında bir nebzede olsa katkım olmuş ise en büyük mutluluk benim için bu olmaktadır.

Saygı ve sevgilerimle.

20 Mart 2008 Perşembe

ARICILIK İNSANLIK TARİHİ KADAR ESKİ ADLI SEMİNER ORDUDA YAPILDI

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.dr. Hayrettin Akkaya, Bal Arısının, İnsanoğlunun Tarihi Boyunca En Çok Yararlandığı Canlı Olduğunu Söyledi.

Ordu Veteriner Hekimleri Odası, "Arı hastalıkları ve zararlıları" konulu seminer düzenledi. İl Tarım Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda yapılan seminere Ordu ve çevre illerden kamuda ve serbest çalışan 80 dolayında veteriner hekim katıldı. Seminerde arı hastalıkları ve zararlıların teşhis ve tedavilerindeki yaşayan yenilikler veterinerlere anlatıldı. Seminere konuşmacı olarak katılan İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hayrettin Akkaya, bal arılarının insanlık tarihinin en çok yararlandığı canlılardan biri olduğunu söyledi. Anadolu'nun tarihi boyunca adeta insan ve arı ilişkilerine beşiklik ettiğini anlatan Prof.Dr. Akkaya, şöyle konuştu: "Bal arılarının kökeni Afrika'ya dayandığı söylenir. Afrika'dan diğer yerlere göç etmiştir. En önemli göç ettiği yerlerden biri Anadolu'dur. Anadolu'da ilk arı, 40 milyon yıl öncesine ait fosillerden tespit edilmiştir. İlk yazılı arıcılık kanunları, Hitit tabletlerinde M.Ö. 13-17. yüzyıllar arasında yazıldığı tahmin edilen Boğazköy'deki yapılan kazılarda çıkarılmıştır. Buradaki yazıtlarda bal arılarını ve kovanını çalanlara verilecek ceza belirtilmiş. Yani, 3500 yıl önce bu bölgelerde arıcılıkla ilgili böyle bir tablet çıkarılmışsa o bölge arıcılığın merkezidir. Başka hiçbir yerde bu yoktur." Prof.Dr. Akkaya, arıcılığın veteriner hekimlerin olmazsa olmazları arasında yer aldığını belirterek, "Bizim bir sürü sorunumuz var. Ancak arı gibi sorunumuz yok" diye konuştu.

14 Mart 2008 Cuma

SİLİVRİDE DEĞİRMENKÖYDE AÇILAN ARICILIK KURSUNU ZİYARETE GİTTİK


Silivrideki arıcılar çok şanslılar. Arıcılık bölümünde arıdan anlayan bir ziraat mühendisi arkadaşımız Hakan bey görevli.
Hakan bey görsel eğitimi ve anlatım tarzı ile arıcılık bilgilerinin tümünü hiç bir eksiklik kalmaksızın anlatıyor. Kendisine arıcılar adına teşekkür ediyoruz.

Yaklaşık 30 kişi kadar kursiyer olan kursta her arıcılık kursunda olduğu gibi herkes soluksuz dersi dinliyor idi.


İstanbul Bal Üreticileri Birliğinin tanıtımını yapan Yalçın Sezer de kurstaki bilgilere ek olarak bakanlığın, sanayicilerin, üreticilerin dikkat etmesi gereken noktalar üzeribde bilgi akışını sağlamaya çalıştı. Arıcılık ve bal üretiminin önemini vurgulayan bir konuşma yaptı.

Hakan bey Ar- Ge çalışmaları içinde olan Maye Ergomik Termo Kovanları eğitimleri süresince görsel olarak anlatımları esnasında kullanıyor iken.

31 Ocak 2008 Perşembe

GEÇEN PAZAR GÜNÜ AKŞAM YENİDOĞANDA AÇILAN ARICILIK KURSUNDA İDİK.

İstanbul Yenidoğanda açılan arıcılık kursunu ziyarete gittik. Yeni dostlar edindik ve eski arkadaşlar ile bir araya geldik. Çok olumlu izlenimlerde bulunduk. Arıcılığa gönül verenlerin bir arada bulunduğu olumsuzlukların ortadan kaldırılarak geleceğe umutla bakan arkadaşların bir arada olduklarını tesbit ettik.
Çok fazla arısı olandan az miktarda olana, hiç arılı kovanı olmayandan bir iki adet olana kadar ilgili meraklı bir çok kursiyer vardı. Bilgisini paylaşabilen, paylaşırken karşısındakini kırmak istemeyen, yanlış anlaşılırım diye çekinen arıcı arkadaşlarımız bir birlerini kırmamaya özel itina gösteriyorlardı.

Kurs merkezini kursiyerlere tahsis eden İsmail beyi tebrik ediyor ve arkadaşlarınada yardımlarından ve ilgili davranışlarından dolayı kutluyorum. Kerim hocamızın kıymetini bildiklerini görüyor ve herbirini ayrı ayrı takdir ediyorum.
Bende Kurs merkezinde hem İstanbul Bal Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Bşkanı olarak yapılan çalışmalardan bahsettim. Hemde Uzman Biyolog kariyerim ile memleketimizdeki bitkisel zenginliklerden, arıların ve bitkilerin birbiri ile olan ilişkisinden hemde ilkbahardaki arıcılık çalışmalarından bahsettim
Sağosunlar misafir olarak bize izzeti ikramda bulundular. Sobanın yanına oturttular. Özlemişim soba sıcaklığını. Eskiden bizim evdede vardı ne güzel soba sıcağı kaoriferli evlerde artık o eski tadı alamıyoruz. Hepsinin ayrı bir tadı var. Yakında bulunan bir arılığı hemen ziyarete gittik arada. Molada verilen çay ve meyveler yenirken son görüntüleride paylaştık arkadaşlar ile. Hazırladığım sunumla birlikte Dr.Ali Korkamzın hediye ettiği cd lerden de arkadaşlara birer tane bastırmıştım. Onları hediye ettim. Bizim arkadaşlarla toplandığımız çay ocağına da davet etmeyi unutmadım.
Paylaşımlar önemli, zaman ayırmak, sorunlara yardımcı olmaya çalışmak, her birinin ayrı bir tadı ve hazzı var.

Emeğinizin değerini, anlayıp size verebilenlerle paylaşmanız dileği ile.

3 Ocak 2008 Perşembe

MEMLEKETİM KASTAMONUDAKİ KESTANE AĞAÇLARININ DURUMU.

Tüm dünyada kestane ağaçlarında iki hastalık kaydedilmiş durumda. Bunlardan biri mavi mürekkep hastalığı dal ve gövdede öz bölgesinde çürüme ile kendini gösteriyor ve mavi renkli bir sıvı ile kendini belli ediyor, diğeride dal kanseri kestane ağaçlarında önce yapraklarda

sararma ve giderek ilerleyen yıllarda dallarda kuruma olarak karşımıza çıkıyor.Buradaki resimler ağırlıklı olarak dal kanserini ortaya koyan resimler. Bu durum biz kestane balı üreticilerinin ilerleyen yıllarda çiçek açan dallardaki azalma nedeni ile belki de bal eldesini azaltacak ve giderek yayılan bu durumdan dolayıda belkide ilerleyen yıllarda kestane balı bile üretemeyebiliriz.Tüm dünyada kestane ağaçlarının bulunduğu yerlerde bu hastalıklar ile karşılaşıldığı giderek yayılma nedeni ile tedbirler alınması gerektiği bilimsel makalelerde mücadele yöntemleri ile birlikte belirtilmekte. Öncelikli olarak İtalyada ve Fransada dal kanseri ile mücadelelerde gençleştirme yönteminin kullanıldığı kaydediliyor. Uygulama öncelikli olarak hasta olan ağaçların ve hastalıklı kısımlarının imhası şeklinde olurken , yeni sürgünlerin oluşması yada yeni ağaçların yetiştirilmesi ile dal kanseri hastalığının önüne geçildiği ve ağaçların meyve verme kapasitesinde artış sağlandığı belirtilmekte. Bir çok tüketici kestane balındaki buruk acı tadı beğenmez iken bir çoğuda bu sert tadı ayrı bir özellik olarak aramakta. Donma süresinin uzun süre olması Karadeniz Teknik Üniversitesi Biyokimya bölümü hocalarının yapmış olduğu araştırmalar ile antioksidan maddece diğer ballara göre çok daha fazla olması yani yaşlanmayı geciktirici ve kanserli hücrelerin gelişimine ket vurması gibi önemli bir özelliği içerisinde bulundurması nedeni ile büyük bir hazine. Genellikle çiçeklenme döneminde yağışlı hava ile karşılaşan arıların bal toplama süresinin kısıtlı olması kestane balının diğer ballara göre daha az üretilmesine neden olan etkenlerden biri. Genellikle karadenizin içinde yer aldığı sibirya oriential diye adlandırılan bölgenin karakteristik bitkisi olan kestane bitkisi Castanea sativa bilimsel adı ile Fagaceae yani kayıngiller familyasına ait bir üyedir.

Meyvesinin, balının tadına doyum olmayan, mobilyasının dayanıklı olduğunu bildiğimiz Bursa ilimizin şekerini meşhur ettiği, Türkiyede İnebolunun kuzu kestanesi olarak tanıdığı yaban hayata ev sahipliği yapan ve ekolojik dengede önemli bulunan kolay kolay yetiştirilemeyen bu mükemmel ağaçların nesillerinin tükenmemesi dileklerimle.

17 Aralık 2007 Pazartesi

KESTANELİĞE GELDİK VE YERLEŞİM ŞEKLİNİN BİR DİĞERİNİ DENEDİK.

SOLDAN SAĞA
YALÇIN SEZER, YALÇIN ERDOĞAN, CENGİZ KOCA
Savaşa gelmiş askerler işe başladılar. Bu daha ilk günleri ama çalışma hızlı ve gayretli. Yer belleme uçuşu yapanlar, polen toplayanlar ve çevreyi tanıyanlar ortalığı birbirine kattılar. Lakin en güzel yanı bu kalabalıkta arılar bizi fazla rahatsız etmediler. Hepsi dışarıda malzeme bol olduğu için kendi işine bakıyor.
Makinem bu aralar falso vermeye başlamış idi meğersem teknik bir arıza varmış. Yaklaşık 4-5 ay daha dayandı ve sonra beni tamire götür dedi. İngiliz atasözü çok doğru ucuz mal alacak kadar zengin değilim. Gerçekten güzel söz. Firma makinede çıkar sorunu kendileri halledeceğini söyledi. Ücret istemediler. Parça bekleniyor. Meğer ne kadar çok alışmışız bu alete.
Bir kaç yıldır arılıkta farklı kovan yerleştirmeleri deniyorum. İster çok ister az olsun kovan sayınız ; çalışmaya göre, araziye göre, çalışma stratejinize göre arılıkta çeşitli kovan yerleşimi yapmak mümkün. Yanlız önceden planlamak hem hız hem praiklik sağlıyor.

Bu yıl kovanlar arasında bir kovan kadar boşluk bırakarak yerleştirmeye çalıştım. Verimli bir çalışma imkanı sağlıyor. Bu arılıkta 100 kadar arı kovanı var.
Yerleşme şekilleri bir kaç türlü olabilir. Örneğin
1- Yanyana dizilebilir. İp gibi bir sıra halinde yerleştirilen kovanlarda sıra başlarına arı akımı oluyor. Tarlacılarda kayma söz konusu olabiliyor. Kovanlar ahşap ise ve kilit sistemi yok ise mutlaka keser veye çekiç kullanılırken zorluk oluyor. Eğer kovanlar arasında çivi çakmaya imkan tanıyacak mesafe var ise bu seferde bal alımı sırasında çok yakın olmaktan dolayı yönteminize göre zorluk söz konusu olabiliyor. Eğer yerden yükseltme sehpahaları 2 adet 8x8 kereste üzerinde ise çivileme işileminde arıların huzursuzlanmasına neden olur. Her darbede diğer kovanlardan arılar dışarı çıkar.
Arazide daha az yer kaplıyor ve yanınıza alacağınız bir boş kovan ile az sayıda arı ile rahat çalışma imkanıda tanıyabilir. Bal alımında hızlı birden bal alınacağına , zamana yayarak almak yağmacılığı azalttığı gibi rahat çalışmayı sağlar.
2- Resimde görüldüğü gibi tek tek ve aralarında bir kovan kadar boşluk bırakmak. Bu tür yerleşimde çivileme rahat olur. Çalışmada rahattır çünki geniş bir çalışma alanı mevcuttur. Tek sorun malzeme arılıkta sanki çok yayılıyor. Malzemelerin taşınması ve arılıkta gidiş geliş mesafesi bir miktar artıyor.
3- İkili yerleşim modeli. İkinci saydığımız yerleşim modelinde kovanlar ikili yerleştiriliyor. Bu yöntemde Muhsin hocamızın ortaya koyduğu destek koloni sistemine benzer yardımların kovanlar arasında yapılması söz konusu olurken. Koloni düzenlemeleride yanyana duran iki koloni üzerinde yapılabilir. Oğul kontrolü, bölme yöntemi ile arı sayısı artırma, bal eldesi, yer şaşırmalarının engellenmesi, çalışma yaparken sıkışık kovanlar arasında çalışmayı ortadan kaldırma gibi avantajları vardır.
Arazi durumu, kovan sayısı, çalışma yaparken rahat ettiğiniz düzen sizin en ideal yerleşim şeklinizi oluşturacaktır.
Kalın sağlıcakla.

17 Kasım 2007 Cumartesi

BAL ELDE ETMEK İÇİN DAİMA GÜÇLÜ KOLONİLER İLE ÇALIŞMAK GEREK

Bal elde etmek için daima güçlü koloniler ile çalışmak gerekiyor.

Arı satın alırken olsun, arı kışa girerken olsun, arı bal dönemine girerken olsun arılarımız daima güçlü olmak zorundadır.Güç kavramıda kişiden kişiye değişen bir durum. Burada çerçeve sayısı arı gücünü belirtmek için kullanılıyor. Buradaki çerçeve ile üzerinde arıların bulunduğu fakat bu çerçeve üzerinde el ile tutulacak yer dahi olmayacak kadar bol miktarda arılı olan bir çerçeve anlaşılmalıdır. Yoksa bir çerçeve üzerinde dolaşan bir kaç tane arı çerçeve arı ifadesinde arılı çerçeve olarak kabul edilemez.

İlkbaharın ilk günlerinde:

Doluca 3-4 çerçeve arısı olan ve genç analı bir koloni her türlü kapital ürünü bize sunabilecek orta ama üzerinde çalışılması gereken bir koloniyi ifade eder.

4-5 çerçeve arı ise güçlü bir arıyı ifade eder. Bu koloniye yapılacak az bir hizmet bizi üzmeden başarılı bir arıcılık yapmamızı sağlar.

5 çerçeve üzerinde olan arılar ise 3 çerçevenin altındaki arılar kadar arıcıyı üzecektir. Bu çok güçlü ve çok zayıf arılardan arıcı genellikle başarılı bir arıcılık yapamamaktadır. Bir çok nedeni var. Kısaca bahsetmek gerekirse zayıf arılar bal mevsimine yetişememektedir. Güçlü kovanlarda bal mevsiminin ya önünde yada tam ortasında oğul vermeye eğilim göstermekte aynı zamanda bal mevsiminde bol yumurta içerdiğinden dolayı koloni getirdiği balı tamamen yavrulara yedirmekte ve böylece bal elde edememektedir.

Demekki yapılacak iş güçlü koloniler ile çalışmak ama doğru zamanda doğru miktar arı ile bal mevsiminde arılarımızla çalışmak olmalıdır.