Ümitleri Tükenen Türk Arıcıları Başbakan ve Tarım Bakanlığı'ndan Yardım İstedi
Aydın İl Sınırları İçerisinde Bulunan Büyük Menderes Deltası Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın Türk Arıcılarına Yasaklanmasının Ardından, Küresel Isınma ve Kuraklıkla Birlikte Son Yıllarda Sıkıntılı Günler Yaşayan Türk Arıcıları, Mevcut Desteklerin de Kalkacağı Yönünde Aldığı Duyum Üzerine Eylem Hazırlığına Başladı.
Aydın il sınırları içerisinde bulunan Büyük Menderes Deltası Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın Türk arıcılarına yasaklanmasının ardından, küresel ısınma ve kuraklıkla birlikte son yıllarda sıkıntılı günler yaşayan Türk arıcıları, mevcut desteklerin de kalkacağı yönünde aldığı duyum üzerine eylem hazırlığına başladı. Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, Türkiye Arıcılar Birliği (TAB) nezdinde girişimde bulunarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'e arıcının içinde bulunduğu durumu anlatan mektup gönderdi. Arıcılığın sadece bal üretimi olarak algılanmamasını isteyen Aydın Arıcılar Birliği başkanı Kadir Kılıç, sektörün arıcılıktan vazgeçmesi halinde Türk tarımının da bitme noktasına geleceğini belirtti.
Ülke genelinde 100 binin üzerinde ailenin geçimini arıcılıkla sağladığını sektörden dolaylı ekmek yiyenlerle birlikte bu rakamın bir milyon kişiye yaklaştığını ifade eden Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, en sıkıntılı günlerinde arıcıya verilen desteğin kaldırılması girişimini 'felaket' olarak değerlendirdi. Şu anda 15 YTL'lik ana arı desteği ve süzme balda kilogram başına verilen 60 Ykr'lik destekle birlikte kovan başına yaklaşık 27 YTL destek aldıklarını belirten Aydın Arıcılar Birliği Başkanı Kadir Kılıç, bu desteklerin kaldırılıp, kovan başına sadece 5 YTL'lik destek verileceği yönünde duyum aldıklarını belirterek "Bu uygulama gerçekleşirse Türkiye'de arıcılık tamamen biter" dedi.
Başkan Kadir Kılıç konuyla ilgili oalarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'e gönderdiği yazıda "Ülke genelinde 100 binin üzerinde aile geçimlerini arıcılıkla sağlamaktadırlar. Yıllarca uygulanan yanlış politika yüzünden bu sektör batma durumuna gelmişti. Hükümetleriniz döneminde cumhuriyet tarihinde ilk kez arıcıların elinden tuttunuz, onları dinlediniz ve sorunlarına el attınız. Ana arı ve süzme bal destekleriyle arıcıya ve üretime yeni heyecanlar kattınız. Sektörümüzde İlerleme ve diriliş sağladınız. Ancak son aldığımız bilgilere göre, ana arı ve süzme bal desteğinin kaldırılıp yerine kovan başına 5 YTL destek verileceğini öğrendik. Başta üyelerimiz olmak üzere hepimiz hayal kırıklığına uğradık. 2006-2007 yıllarındaki küresel ısınma ve kuraklık birçok arıcımızı perişan etmişti, bir de böyle bir uygulama yeşeren umutları çökertecektir. Talebimiz mevcut desteklerinizin devamı; ya da kovan başına en az 30 YTL destek verilmesidir. Düşünülen 5 YTL destek miktarı sektörümüzde üretime katkı sağlamayıp şekli bir destek durumuna düşecektir. Üyelerimiz adına konuyu saygı ile sunar gereğini arz ederiz" ifadelerine yer verdi.
Haberler.com dan alınmıştır.
Teknik arıcılık sitesi arıcıların sıkıntılarını, problemlerini paylaşmak ve arıcılıktaki yeni gelişmeleri aktarmak amacıyla kuruldu. Sitenin gelişimine katkıda bulunmak için her türlü yapıcı eleştirilerinizi eksik etmeyin ki, bilgilerimizin artmasına yardımcı olacak sitemiz gün geçtikçe büyüsün ve gelişsin.
tarım bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarım bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mart 2008 Cumartesi
20 Mart 2008 Perşembe
AB SÜRECİNDE VERİLMESİ GEREKEN TARIM DESTEKLEMELERİ KÖSTEKLEME OLMUŞ DURUMDA.
MERHABA ARI SEVDALILARI,
Tarımın bir çok kolunda arıcılık malesef en son noktadan izlenmekte. Bir çok tarımsal yazı ve çizide arıcılık sanki bu ülkede hiç yapılmıyor gibi gösterilmekte. Bir çok kurum ve kuruluşun arıcılık bölümlerinede arıdan anlayanlar değil, gıda teknikerleri, branşı olmayan arıcılıktan anlamayan ve bunu itiraf eden süt teknolojisi mezunları, buğday ve sığırcılık eğitimi almış kişiler arıcılık ile ilgili konularda ahkam kesmekteler.
Sorun balık baştan kokar misali en baştan aşağı doğru ilerliyor.
Ülkesel flora , iklim, genetik çeşitliliğimiz ortada. Dünyaya çam balının % 80 ini sattığımız ortada, ihracatımızın Avrupa ülkelerine olan yüklü miktarı ortada, ama arıcılık en sonlarda. Hatta tavukçuluk birimleri arı ile ilgili ulemalık yapabilmekte.
Şimdi hangi tarımsal kola bakarsanız bakın bir destekleme söz konusu, mazotundan üretilen ürüne kadar, üretici öyle bir hale getirilmişki üretmesin üretiyor gibi görünsün yinede bir nebze maaş alıyormuş edası ile destek parası alıyor. Neticede hep zarar ve üretilmiş üretilmemiş katma değer olmuş olmamış bunların takibi yapılamıyor.
Şu önemli bir nokta birlikler kuruluyor herkes günlük menfaat peşinde koşturuyor. Diğeri alışılagelmiş düzenin temsilcilerine hemen hakareti maharet biliyor. Hakaret yerine destekleyeyim yok. Çünki oda düzenin çarkına uymuş ve acaba ben nasıl menfaatlenirim çabasında.
Bu düzen böyle gitmez. Gidemez. Sonuçtada işte destekleme bu şekilde gider ve köstekleme haline gelir.
Sonuç benim kanımca AB nin istediği yolu iyi yorumlayıp ülke menfaatini ön planda tutup hem üreticiyi, hem de ülkemizi düşünmek ona göre bir çözüm yolu bulmaktır.
Desteklemeler ülkemiz arıcısına zarar verecekse diyecek bişeyim yok. Fakat bence bu kontrol özel sektör mantığı ile ortaya konmalı. Hantal bürokrasi ortadan kaldırılmalı hızlı işleyen bir kontrol mekanizması ortaya konmalıdır. Bu anlamda yol haritası çizilmeli ve uygulamaya geçilmelidir.
Şu anda zaten elden gitmiş olan ve sus payı olarak verilen cüzi göstermelik desteğide ufak çapta arıcılık yapanların almak için harcayacakları para ile aynı miktarda olacağından dolayı tenezzül etmeyeceği ortada. Büyük işletmelerinde dişinin kavuğuna yetmeyeceği için bu desteklemeyi almayın der gibi bir durum ortaya çıkmış durumda.
Velhasıl her zaman dediğimiz gibi üretici, tüketici, sanayici bir araya gelmeli. Ortak unsurlar üzerinde birleşmelidirler.
Hoşçakalın.
Tarımın bir çok kolunda arıcılık malesef en son noktadan izlenmekte. Bir çok tarımsal yazı ve çizide arıcılık sanki bu ülkede hiç yapılmıyor gibi gösterilmekte. Bir çok kurum ve kuruluşun arıcılık bölümlerinede arıdan anlayanlar değil, gıda teknikerleri, branşı olmayan arıcılıktan anlamayan ve bunu itiraf eden süt teknolojisi mezunları, buğday ve sığırcılık eğitimi almış kişiler arıcılık ile ilgili konularda ahkam kesmekteler.
Sorun balık baştan kokar misali en baştan aşağı doğru ilerliyor.
Ülkesel flora , iklim, genetik çeşitliliğimiz ortada. Dünyaya çam balının % 80 ini sattığımız ortada, ihracatımızın Avrupa ülkelerine olan yüklü miktarı ortada, ama arıcılık en sonlarda. Hatta tavukçuluk birimleri arı ile ilgili ulemalık yapabilmekte.
Şimdi hangi tarımsal kola bakarsanız bakın bir destekleme söz konusu, mazotundan üretilen ürüne kadar, üretici öyle bir hale getirilmişki üretmesin üretiyor gibi görünsün yinede bir nebze maaş alıyormuş edası ile destek parası alıyor. Neticede hep zarar ve üretilmiş üretilmemiş katma değer olmuş olmamış bunların takibi yapılamıyor.
Şu önemli bir nokta birlikler kuruluyor herkes günlük menfaat peşinde koşturuyor. Diğeri alışılagelmiş düzenin temsilcilerine hemen hakareti maharet biliyor. Hakaret yerine destekleyeyim yok. Çünki oda düzenin çarkına uymuş ve acaba ben nasıl menfaatlenirim çabasında.
Bu düzen böyle gitmez. Gidemez. Sonuçtada işte destekleme bu şekilde gider ve köstekleme haline gelir.
Sonuç benim kanımca AB nin istediği yolu iyi yorumlayıp ülke menfaatini ön planda tutup hem üreticiyi, hem de ülkemizi düşünmek ona göre bir çözüm yolu bulmaktır.
Desteklemeler ülkemiz arıcısına zarar verecekse diyecek bişeyim yok. Fakat bence bu kontrol özel sektör mantığı ile ortaya konmalı. Hantal bürokrasi ortadan kaldırılmalı hızlı işleyen bir kontrol mekanizması ortaya konmalıdır. Bu anlamda yol haritası çizilmeli ve uygulamaya geçilmelidir.
Şu anda zaten elden gitmiş olan ve sus payı olarak verilen cüzi göstermelik desteğide ufak çapta arıcılık yapanların almak için harcayacakları para ile aynı miktarda olacağından dolayı tenezzül etmeyeceği ortada. Büyük işletmelerinde dişinin kavuğuna yetmeyeceği için bu desteklemeyi almayın der gibi bir durum ortaya çıkmış durumda.
Velhasıl her zaman dediğimiz gibi üretici, tüketici, sanayici bir araya gelmeli. Ortak unsurlar üzerinde birleşmelidirler.
Hoşçakalın.
15 Mart 2008 Cumartesi
DESTEKLEMELERDEN MEDET UMANLAR BAKALIM BUNDAN SONRA HANGİ YOLLARA BAŞVURACAKLAR?
Sevgili okurlarım.
Biz arıcılar, her türlü zorluğun üstesinden gelme çabası içerisinde iken, verim artsın, yüksek üretim yapılsın, arıcımız desteklensin düşüncesi ile devletimiz ana arı ve bal desteklemesi adı altında arıcılara yardımcı olmakta idi. Bu arıcılarımızın bir nebzede olsa ihtiyaçlarını gidermeleri noktasında kendilerine yardımcı oluyor idi. Fakat kendini bilmezlerin, fakirin fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunuyorum diye nara atanların, şakşakçılarının ana arı şirketleri ile ittifak kurup sadece kağıt üzerinden ana arı alınıyormuş gibi belge düzenleyenlerin çoğalması üzerine öncelikle bu tip işletmelerin kapatılması gündeme geldi. Ardından yapılan bir seri yolsuzlıklarda nazarı dikkate alınarak şimdi arıcılık yapanlara verilen desteklemeler kaldırıldı. Kovan başına 5 ytl gibi bir destekleme verilmesine karar verildi.
Arıcı arkadaşlarımızın yararlanamadığı ama başkalarına iftira atanların rahatlıkla başarılı olup gerçekleştirdiği bu tip haksız kazançlar sayesinde de desteklemeler ortadan kalkmış bulunuyor.
Sanki destekleme ile arıcılarımıza kelime anlamı ile bir destekleme verildiği sanılmasın tam tersine köstekleme verilmiş oluyor. İster haram deyin, ister adalet, isterse ticari gaye ile yetiştirilen ana arıların verimsiz oluşu ama ne derseniz deyin köstekleme desteklemeleri ile arıcılarımız tabiki en başta sahtekar arıcılar, arılarını kaybetmek zorunda kalıyorlar. Bakıyoruz arılıklarda arılı kovan kalmamış. Sonra bir yaygara arı ölümleri hat safhada. Yok şu var yok bu var.
Sayın kardeşlerim elbette iklimsel bir takım değişimler oluyor. Ama bakıyoruz yanyana duran iki arılıktan birinde ölüm yok birindede 200 arının hepsi gitmiş buradaki suçu arıcıdamı arıdamı yoksa başka bir kişide mi aramak lazım. Ne olursa olsun arılarımız geleceğimizdir. Milli servettir. Üretim şart , tüketici toplumu ortadan kaldırmak ve halkımızın sağlığını düşünmek biz arıcıların en önemli görevlerinden.
Artık destekleme kalktığına göre gelin ana arılarınızı kendiniz üretin. Bakın sizi seven ve arıcıları seven bir çok blogçu kardeşimiz var. Onlar sizlere üretemiyor isenizde bedavaya göndermeye hemde en kalitelilerinden yollamaya hazırlar. Davranışları bunu gösteriyor. Para en son kriter olan blogçuların peşini bırakmayın. Onlar sizlerin sadece çok ürün üretmenizi istiyorlar. Bu blogçu camiayı kuran öncü arkadaşlarımızdan Murat Çakır'a buradan tekrar saygı ve hürmetlerimizi sunuyorum. Memleketimizin kalkınması bilinçli arıcılar ile daha da iyi olacak. Desteklerini esirgemeyen blogçu kardeşlerimizede selam ve saygılar.
Kalın sağlıcakla.
Biz arıcılar, her türlü zorluğun üstesinden gelme çabası içerisinde iken, verim artsın, yüksek üretim yapılsın, arıcımız desteklensin düşüncesi ile devletimiz ana arı ve bal desteklemesi adı altında arıcılara yardımcı olmakta idi. Bu arıcılarımızın bir nebzede olsa ihtiyaçlarını gidermeleri noktasında kendilerine yardımcı oluyor idi. Fakat kendini bilmezlerin, fakirin fukaranın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunuyorum diye nara atanların, şakşakçılarının ana arı şirketleri ile ittifak kurup sadece kağıt üzerinden ana arı alınıyormuş gibi belge düzenleyenlerin çoğalması üzerine öncelikle bu tip işletmelerin kapatılması gündeme geldi. Ardından yapılan bir seri yolsuzlıklarda nazarı dikkate alınarak şimdi arıcılık yapanlara verilen desteklemeler kaldırıldı. Kovan başına 5 ytl gibi bir destekleme verilmesine karar verildi.
Arıcı arkadaşlarımızın yararlanamadığı ama başkalarına iftira atanların rahatlıkla başarılı olup gerçekleştirdiği bu tip haksız kazançlar sayesinde de desteklemeler ortadan kalkmış bulunuyor.
Sanki destekleme ile arıcılarımıza kelime anlamı ile bir destekleme verildiği sanılmasın tam tersine köstekleme verilmiş oluyor. İster haram deyin, ister adalet, isterse ticari gaye ile yetiştirilen ana arıların verimsiz oluşu ama ne derseniz deyin köstekleme desteklemeleri ile arıcılarımız tabiki en başta sahtekar arıcılar, arılarını kaybetmek zorunda kalıyorlar. Bakıyoruz arılıklarda arılı kovan kalmamış. Sonra bir yaygara arı ölümleri hat safhada. Yok şu var yok bu var.
Sayın kardeşlerim elbette iklimsel bir takım değişimler oluyor. Ama bakıyoruz yanyana duran iki arılıktan birinde ölüm yok birindede 200 arının hepsi gitmiş buradaki suçu arıcıdamı arıdamı yoksa başka bir kişide mi aramak lazım. Ne olursa olsun arılarımız geleceğimizdir. Milli servettir. Üretim şart , tüketici toplumu ortadan kaldırmak ve halkımızın sağlığını düşünmek biz arıcıların en önemli görevlerinden.
Artık destekleme kalktığına göre gelin ana arılarınızı kendiniz üretin. Bakın sizi seven ve arıcıları seven bir çok blogçu kardeşimiz var. Onlar sizlere üretemiyor isenizde bedavaya göndermeye hemde en kalitelilerinden yollamaya hazırlar. Davranışları bunu gösteriyor. Para en son kriter olan blogçuların peşini bırakmayın. Onlar sizlerin sadece çok ürün üretmenizi istiyorlar. Bu blogçu camiayı kuran öncü arkadaşlarımızdan Murat Çakır'a buradan tekrar saygı ve hürmetlerimizi sunuyorum. Memleketimizin kalkınması bilinçli arıcılar ile daha da iyi olacak. Desteklerini esirgemeyen blogçu kardeşlerimizede selam ve saygılar.
Kalın sağlıcakla.
29 Aralık 2007 Cumartesi
PROJELERE DESTEK VAR.
BP’den Organik Bal Üretimi Projesine Destek
Kuzeydoğu Anadolu’da BTC boru hattı üzerindeki köylerde uygulanacak "Organik Bal Üretimi Projesi", BP, iş ortakları, IFC ve Temarı Şirketi’nin desteğiyle yürütülecekBP, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Temarı Şirketi’nin desteğiyle BTC, Kuzeydoğu Anadolu’daki köylerde Organik Bal Üretimi Projesi’ni hayata geçirerek "Bölgesel Kalkınma Girişimi"ni başlatmaya hazırlanıyor. BTC boru hattının operatörlüğünü yürüten BP tarafından geliştirilen "Bölgesel Kalkınma Girişimi", Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi kapsayan "Bölgesel Sürdürülebilir Kalkınma Programı"nın bir parçasını oluşturuyor.BP, IFC ve Temarı Şirketi, BP’nin "Bölgesel Kalkınma Girişimi" çerçevesinde uygulanacak ilk projesi olan Organik Bal Üretimi Projesi’ne ilişkin anlaşmayı, 20 Ocak 2007 tarihinde Ankara’da imzaladılar. Anlaşmaya göre, Kuzeydoğu Anadolu’da BTC boru hattı güzergâhındaki köyleri kapsayacak olan proje 1,5 yılda tamamlanacak.Projenin temel amacı, Kuzeydoğu Anadolu’da arıcılıkla uğraşanlar için organik bal üretimi yoluyla gelir yaratılması. Bu çerçevede proje, Kuzeydoğu Anadolu’da bal üretimindeki iki önemli soruna çözüm getirilmesini hedefliyor;>>Ulusal pazarlara erişimdeki güçlük>>Üretim süreçlerindeki teknik beceri ve know-how eksikliği. Bu iki sorunun, Temarı Şirketi’nin pazarlama ve eğitim kapasitesini geliştirmek suretiyle çözülmesi öngörülüyor. Organik Bal Üretimi Projesi’nin hedefleri şöyle:>>Arıcılıkla uğraşan 150 üreticiyi (hane) organik bal üretimi konusunda eğitmek ve arıcılıkla ilgili temel üretim maliyetlerini avans şeklinde sağlayarak finansal kaynaklara erişimlerini temin etmek. Projeden, hane başına ortalama 5 kişi olmak üzere, yaklaşık 750 kişinin faydalanması bekleniyor. Bu hanelerin birçoğu, BTC boru hattının çok yakınında yer alıyor.>>Eğitilen üreticilerin, ürettikleri balı satmak için pazara erişimlerini sağlamak (Sözleşmeli üretim modelini bölgede tanıtmak),>>Son tüketicileri ve bal üreticilerini bal üretim kalitesi konusunda pazarlama kampanyalarıyla bilinçlendirmek,>>Temarı Şirketi’nin ticari açıdan sürdürülebilirliğini sağlamak ve şirketin Kuzeydoğu Anadolu’daki tedarik altyapısını genişletmek,>>Tüketicilerin, doğal olarak üretilmiş, koruyucu içermeyen, pazara güvenle ve hijyenik şekilde ulaştırılmış, kalitesi garanti altında olan saf bal ürünlerine erişimini sağlamak.Organik Bal Üretimi Projesi’nin toplam maliyeti, 760.000 USD karşılığı YTL. Bunun 90.000 dolarını IFC, 180 bin dolar’ını BP ve iş ortakları, 490.000 dolarını ise Temarı Şirketi sağlayacak. Arıcılıkla uğraşan üreticiler de, iş güçleriyle ve benzer şekillerde katkıda bulunacaklar. Kuzeydoğu Anadolu’daki üreticileri batıdaki büyük tüketici pazarlarına bağlamayı hedefleyen bu projenin, diğer bölgeler için de bir model oluşturması hedefleniyor.
Kaynak: Kolay İletişim
Kuzeydoğu Anadolu’da BTC boru hattı üzerindeki köylerde uygulanacak "Organik Bal Üretimi Projesi", BP, iş ortakları, IFC ve Temarı Şirketi’nin desteğiyle yürütülecekBP, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Temarı Şirketi’nin desteğiyle BTC, Kuzeydoğu Anadolu’daki köylerde Organik Bal Üretimi Projesi’ni hayata geçirerek "Bölgesel Kalkınma Girişimi"ni başlatmaya hazırlanıyor. BTC boru hattının operatörlüğünü yürüten BP tarafından geliştirilen "Bölgesel Kalkınma Girişimi", Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi kapsayan "Bölgesel Sürdürülebilir Kalkınma Programı"nın bir parçasını oluşturuyor.BP, IFC ve Temarı Şirketi, BP’nin "Bölgesel Kalkınma Girişimi" çerçevesinde uygulanacak ilk projesi olan Organik Bal Üretimi Projesi’ne ilişkin anlaşmayı, 20 Ocak 2007 tarihinde Ankara’da imzaladılar. Anlaşmaya göre, Kuzeydoğu Anadolu’da BTC boru hattı güzergâhındaki köyleri kapsayacak olan proje 1,5 yılda tamamlanacak.Projenin temel amacı, Kuzeydoğu Anadolu’da arıcılıkla uğraşanlar için organik bal üretimi yoluyla gelir yaratılması. Bu çerçevede proje, Kuzeydoğu Anadolu’da bal üretimindeki iki önemli soruna çözüm getirilmesini hedefliyor;>>Ulusal pazarlara erişimdeki güçlük>>Üretim süreçlerindeki teknik beceri ve know-how eksikliği. Bu iki sorunun, Temarı Şirketi’nin pazarlama ve eğitim kapasitesini geliştirmek suretiyle çözülmesi öngörülüyor. Organik Bal Üretimi Projesi’nin hedefleri şöyle:>>Arıcılıkla uğraşan 150 üreticiyi (hane) organik bal üretimi konusunda eğitmek ve arıcılıkla ilgili temel üretim maliyetlerini avans şeklinde sağlayarak finansal kaynaklara erişimlerini temin etmek. Projeden, hane başına ortalama 5 kişi olmak üzere, yaklaşık 750 kişinin faydalanması bekleniyor. Bu hanelerin birçoğu, BTC boru hattının çok yakınında yer alıyor.>>Eğitilen üreticilerin, ürettikleri balı satmak için pazara erişimlerini sağlamak (Sözleşmeli üretim modelini bölgede tanıtmak),>>Son tüketicileri ve bal üreticilerini bal üretim kalitesi konusunda pazarlama kampanyalarıyla bilinçlendirmek,>>Temarı Şirketi’nin ticari açıdan sürdürülebilirliğini sağlamak ve şirketin Kuzeydoğu Anadolu’daki tedarik altyapısını genişletmek,>>Tüketicilerin, doğal olarak üretilmiş, koruyucu içermeyen, pazara güvenle ve hijyenik şekilde ulaştırılmış, kalitesi garanti altında olan saf bal ürünlerine erişimini sağlamak.Organik Bal Üretimi Projesi’nin toplam maliyeti, 760.000 USD karşılığı YTL. Bunun 90.000 dolarını IFC, 180 bin dolar’ını BP ve iş ortakları, 490.000 dolarını ise Temarı Şirketi sağlayacak. Arıcılıkla uğraşan üreticiler de, iş güçleriyle ve benzer şekillerde katkıda bulunacaklar. Kuzeydoğu Anadolu’daki üreticileri batıdaki büyük tüketici pazarlarına bağlamayı hedefleyen bu projenin, diğer bölgeler için de bir model oluşturması hedefleniyor.
Kaynak: Kolay İletişim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)