10 Mart 2006 Cuma

KOVANLARDA HAVALANMA DELİKLERİNİN ÖNEMİ

Bu yazımızda kovanların havalandırılması için rutubetin bol olduğu yerlerde meydana gelen nem için alınacak önlemlerden bahsedeceğiz.
Kışa girerken nem emici bezlerle çerçeve üzeri örtülebileceği gibi kovanlar içine talaş yada kuru saman doldurulmuş yastıklar boş kısıma konulabilir. Nem bu unsurlarla emilebilir.
Ayrıca soğuk havanın arıya kış döneminde bal olduğu sürece bir şey yapmadığını bilen arıcılarımız kovanlarda biriken nemi yok edebilmek için resimlerde olduğu gibi alttan havalanmalı tabanlar kullanmaktadırlar. Arıların ilkbaharda sıcağa ihtiyacı olduğunu unutmamalı havalanma deliklerini bu zamanda kısıtlamalı arıların gelişmesine yardımcı olmayı sağlar.
Nem havadan ağır olduğu için altta bulunan deliklerden rahatlıkla dışarı çıkmakta ve arılarımızın nemsiz kuru bir yaşam sürmesini sağlar. Unutmamalıyız arılarımızın sağlığı kuru ve nemsiz bir ortamda mükemmel olmaktadır. Hastalıklı kolonilerle uğraşmamak için arılarımızın havalanma deliklerine özen göstermeli ve temiz bir hava solumalarına yardımcı olmalıyız.

9 Mart 2006 Perşembe

YALANCI ANA NEDİR VE BU TÜR KOLONİLERE NE YAPILMALIDIR?

Arılar kovan içinde ana arı varlığını ananın yaydığı feromon adı verilen bir koku ile algılarlar. Bu kokunun yok olması ananın varlığının yok olması anlamına gelmektedir. Arılar bu durumda hemen kendilerine yeni ana yapmak için en fazla üç günlük olan yumurtaları kullanıp bunları arı sütü ile besleyerek yaklaşık 16 gün sonra ana arı haline getirirler. Ananın varlığını ortaya koyan koku bazen yaşlılık nedeni ilede ortadan kalkabilir. Bu durumu anlatan bir olay; bazen kovanlarda bulunan yaşlı ana ve genç ananın kavga etmeden bir arada yaşadığının görülmesidir. Bal mevsiminden sonra yumurtlamanın azalması sonucu yada kış günlerinde ananın ölümü sonrasında ana yapımına uygun yumurta bulunmaması, işçi arıların arı sütü ile beslenmesi ile yumurtlamalarına neden olmaktadır.
Genellikle bu durumu anlamamızı sağlayan en mükemmel belirti bir yumurta gözünde birden çok yumurta olması ve bu göz içinde bulunan yumurtaların dağınık bir şekilde konumlanmasıdır. Bu yumurtalardan sadece biri gelişir ve erkek arı ortaya çıkar.Sonuçtada koloninin sönmesine neden olurlar.Bu duruma müdahale edilebilir.
Bir çok yöntem olmasına karşın geç algılanan bir yalancı analı koloniye ana kabul ettirmenin çok zor olduğu kabul edilecek olursa en mükemmel yapılacak olan iş en yakında bulunan koloni ile yalancı analı koloniyi birleştirmek olacaktır.Koloniler anasız olduğu anlaşılır anlaşılmaz döllü bir ana verilip az bir besleme ile ana arının kabul edilme şansını yükseltebilirsiniz. Mevsimlerin çok erken ve çok geç dönemlerinde yapılacak birleştirme çalışması yapılacak en doğru harekettir. Olayın anlaşılması çabuk olmuş ve koloni içinde hemen her yaştan arılardan bulunabiliyorsa ki bu durum en az 10 gün olmuştur yani 10 günlük arılardan yaşlı arılar vardır, bu şekildeki koloniler anasızlıkları anlaşıldığı sırada verilen ana kutusundaki döllü anaları kabul ederler. Daha geç kalındığında ana kabulü oldukça zor olmaktadır.
Uzak bir bölgeye kovanın arılarının sirkelenmesi neticesinde kovana yalancı anaların dönemeyeceği düşünülsede bu durum çok başarılı bir sonuç ortaya koymaz.

ERKEK ARILARIN VARLIĞI NASIL YORUMLANMALIDIR?


Kovan içinde ve dışında bulunan erkek arıların farklı zamanlardaki bulunuşu farklı anlamlar taşımaktadır.
Kış ortasında yada ilkbaharın erken dönemlerinde havanın müsait olduğu günlerde kek verirken yada arılarımızı incelerken fazla miktarda erkek arı varlığı gözlemlenirse bilinmelidirki ana arı ölmüş ve kovan içindeki işçi arılar ana arı gibi arı sütü ile beslenerek yumurtlayabilme özelliği kazanmıştır.Bu yumurtalardan çıkan erkek arılar gözlenmektedir.
Kovan içinde bulunan işçi arılar yumurtlayabilme kabiliyeti ortadan kalkmış işçi arılardır. Ancak ana arının varlığı ortadan kalkar ve kovan içinde yeni ana yapacak 1-2-3 günlük yumurta yok ise yada mevsim yumurta bulunmasına izin vermeyen bir zaman diliminde ise işçi arılar ana arı varlığı olmadığı için yumurtlama özelliğini kazanacak şekilde beslenirler. Bu duruma daha çok ilkbaharda yada baldan sonraki dönemde rastlanmaktadır.Bu işçi arılar yalancı ana diye isimlendirilir ve bazen birden fazla yalancı ana olabilmektedir.Ana arı varlığı kovan içindeki bireylerin ana arıdan aldıkları bir kokuyu birbirlerine dokunarak yaymaları ile anlaşılır. Bu durum söz konusu olmadığında ana ya ölmüştür yada yaşlıdır.Koku yayılmayan kolonilerde yumurtada yok ise ana arı vazifesi yapmak işçi arılara düşer bu durumda dölsüz yani erkeklerle çiftleşmemiş işçi arılar partenogenez diye adlandırılan bir üreme olayı gerçekleştirirler. Bu babasız olarak birey yetişmesi anlamına gelmektedir. Babanın tohumu olmadan işçi arının yumurtasından çıkan yavru arı erkek bireyi oluşturmaktadır. Tabiatta çok az canlıda görülen bu durum normal bir ana arının yumurtasından da gerçekleşmekte ve buradada aynı durum söz konusu olmaktadır. Eğerki ana arının yumurtası erkek spermi ile birleşmez ise erkek birey oluşur. Birleşirse işçi arı meydana gelir.
Bakıldığında oğul mevsiminden önce kolonide erkek yumurtaların çoğaldığını görürüz bu durumda oğula hazırlık belirtisidir.Ana arı namzetlerinin döllenmesi için gerekli erkek arılar ana arı yüzüklerine yumurta atılmadan çok önce yapılır. Nedeni ana arıların döllenmelerini sağlayacak olan erkek arıların döllenme olgunluğuna gelmesi gerekliliğidir.
Bazen ilkbaharın geç dönemlerinde koloni bal mevsiminden önce soğuk ve nektar akımı kıt olan dönemlerde arı kolonisi içinde bulunan erkek arıların içeri alınmadığı görülür. Aynı durumu sonbaharda nektar akımının artık bittiği zamanda görmek mümkündür. İçeri alınmayan ve içeride bulunan erkek arıların dışarı atıldığı görüldüğünde nektar döneminin bittiği yada artık erkek arılara ihtiyaç kalmadığı anlaşılır. Koloninin devamlılığını sağlayacak olan besin maddesinin, yaşamının gereksizliğine inanılan erkek arılarca tüketilmesine izin verilmek istenmemektedir.

8 Mart 2006 Çarşamba

NOSEMA HASTALIĞI


En belirgin tipik özellik resimdeki gibi kovan üzerinde ve çevredeki yüzeylere arıların bıraktığı dışkı görüntüleridir. Genellikle ilkbahar nadirende sonbaharda karşılaşılır. Uçuş tahatası önünde az miktarda arılar karınları şişmiş ve hareket edemez bir şekilde görünüyor olabilirler. Genellikle havanın sıcaklığının artması ile kendiliğinden ortadan kalksada antibiyotikli tedavi ile ortadan kaldırılması hızlanabilmektedir. Uzun süren kış günlerinin ardından arıların bağırsaklarında biriken polen artıklarını müsayit günde etrafa sanki ishal görünümü gibi atması ile farkına varmamıza yardımcı olsada, bu hastalığın asıl nedeni nosema diye anılan bir sporun besinler yada bu hastalığa yakalanmış arıların kendilerinin veya dışkılarının temizlenmesi sırasında sağlıklı arılara geçmesi ile ortaya çıkar. Kış uzun sürdüğünde koloni bireylerinin daha hızlı bir şekilde yok olmasına ve koloninin gücünün azalmasına neden olmaktadır.

6 Mart 2006 Pazartesi

KOLONİLERİN GÜCÜNÜN BELİRLENMESİ



Baharda elimizdeki arı kolonisinin gücü çerçevedeki arı sayısı ile ilişkilidir.
Bir çerçevede bulunan arılar çerçevenin ön ve arka kısmını tam bir şekilde kaplamalıdır. Bu şekildeki arı mevcuduna bir çerçeve arı denilir. Arı kovanı içinde 9 çerçeve arı var denildiğinde 9 adet çerçevenin ön ve arkasında arı çerçevenin tamamını kaplamış olarak algılamalıyız. Bu durum daha çok oğul döneminden önceki zamanlarda ve ilkbahar döneminde geçerlidir. Bu zamanda çerçeveler sırası ile kenardan başlayarak ballı, polenli ballı, kaç adet yumurtalı çerçeve var ise sırası ile kapalı yada açık çerçeveler sonra yine polenli ballı , ballı çerçeve olmak üzere konumlanırlar. Kovan içinde bazen arılar yer darlığı ve ananın vasıflı olmasından ötürü polenli ve hatta ballı çerçevelere dahi yumurta atabilir. Yumurtalı çerçevelerle birlikte bal mevsiminden yaklaşık 2 ay önce 5 çerçeve arı her türlü arı ürününü bize fazlası ile verecek kıymetli bir potansiyeldir. Arılarımıza yapacağımız bakımın çok daha fazlasını onlardan alabiliriz. Bazen erken ilkbahar döneminde arılar daha yeni yumurtlamaya başladıkları sıralarda arı satın alırken arıların bahsedilen şekilde çerçeve ile mevcudunun algılanmaya çalışılması yanlış sonuç verir. Bu dönemde arılar daha kış salkımı halinde olabilirler ve arıların mevcudu daha az gibi görülebilir.
Yaklaşık olarak bal mevsiminden 1,5-2 ay önce 5 çerçeve kadar arı mükemmel bir gelişme ile her türlü ürünü bize fazlası ile sunar.
Arılarımızı erken ilkbaharda kekle ve bahar döneminde eriklerin çiçek açması ile birlikte şerbetle beslenme zarureti vardır. Bu besleme yapılmadığı zaman arılarda gelişme daha ileri dönemlere gitmekte ve belkide zamansız gelişme göstermesi ile bal mevsiminden önce yada sonra bal toplama kapasitesine ulaşmaktadır. Bu durum başarısızlık ortaya koymakta ve arıcıyı hüsrana uğratmaktadır. Bundan dolayı arıların mevcudu üzerinde yapılacak çalışmalar modern arıcılığın en önemli uygulama alanlarını oluşturmaktadır. Kovan içindeki yumurtalı çerçevelerin ve arıların sıcaklığı muhafaza edecek şekilde sıkıştırılması , besleme sonucunda artan nüfusa yetecek çerçeveler vererek yuvanın genişletilmesine yardımcı olmak koloninin daha sağlıklı gelişmesine neden olur.

Sağlıklı bir kafkas arı kolonisi gelişme döneminde verilen kabarmamış çerçeve üzerindeki yeni oluşan mum satıhı. Mevcudu kalabalık olmayan ve dışarıdan nektar gelmediği dönemlerde son derece zayıf bir mum kabarması gözlemlenir.

Her türlü arı ürününü başarılı bir şekilde üretebilmek için yöremize uygun arı ırkları ile çalışmalı ve ayrıca kalabalık kolonileri bulundurmalıyız. Zayıf kolonilerde risk oranı ve tedirginlik daha fazla olacaktır.
Yaklaşık olarak bir langstrot çerçevede 6500 kadar yumurta gözü bulunmaktadır. Bu çerçeve üzerinde gezebilen arı sayısıda 5 bin olarak kabul edilir. Bu rakamlar yoğun bir yavru üretiminin olduğu ileri ilkbahar dönemi için geçerlidir. Hatta çerçevenin içine mumun yapıştırılması için kıvrılan paylarla yaklaşık 1500 kadar yumurta gözü israfı ortaya çıkar.

ANA ARI VE ÖZELLİKLERİ

Ana arı kovanın en önemli bireyi ve koloni devamının yegane unsurudur. Koloni içinde arı sütü dediğimiz besini ömrünün sonuna kadar tüketen ve bu besin sayesinde işçi arılar 21 günde erkek arılar 24 günde dünyaya geldiği halde ana arı 16 gün içinde dünyaya gelir.İşçi arıların faal dönemde 35 gün durağan dönemde 3-4 ay ve erkek arıların 3 ay kadar yaşadıkları halde ana arıların yaklaşık 8 yıl kadar yaşamaları dikkat çekici bir durumdur. Bu besin sayesinde bir çok nesiller yetiştirebilen ana arı faal olan bahar döneminde günde yaklaşık 1500-4500 arası yumurta atabilir. Yüksek sayıda yumurta ağırlığı, ana arının ağırlığına denk olabilmektedir.
Ana arı kovan içindeki bir grup refakatçı ile güneş hareketleri ile kovan içinde çerçeveden çerçeveye doğudan batıya doğru gün boyunca hareket eder. Bu esnada refakatçi işçiler anayı temizler, besler, ve ona dokunarak ana arıdan bir koku alır buna bilimde feromon deniyor. Bu feromon sayesinde arılar ana arının varlığını anlıyorlar ve kovanda bir huzursuzluk söz konusu olmuyor. Bu feromon kovanda ana arının yokluğu nedeni ile olmaz ise anasızlık anlaşılır yada ana arı yaşlanır ve bu feromon koloni bireylerine yetecek miktarda üretilemez ise ana değişim işleri de gerçekleşir.Ana arı kovan içinde kabul edilebilmesi için iri , genç, kanat bacak gibi uzuvları sağlam ve yıpranmamış ayrıca geçliğini gösteren hareketli bir tavır sergilemeli kılları dökülmemiş olmalıdır.
Ana arılarımızı mümkünse her yıl değiştirmeliyiz . Bilinmelidirki bazen ana arıları 2 yaşında olan arılar daha başarılı olmaktadırlar. Bu durum ananın fazla yumutlama yapmadığını gelecek mevsimde yumurtlama potansiyelini güçlü bir biçimde gerçekleştirdiğini anlayabiliriz. Bilinmelidirki ılıman iklimde analar daha uzun sürede ve çok yumurta yapmakta bundan dolayıda yıpranmakta ve çabuk yaşlanmaktadır. Ana arı üretimi yapan kurumlardan ana alırken hangi ırk anaları aldığınızı, özelliklerini, anaları nasıl vereceğinizi ve kalite belgesini kesinlikle isteyin. Anayı kendiniz yetiştirmiyorsanız üretici firma yada kişilerden ana arıların vasıflı olması için ne tür çalışmalar yaptıklarını öğrenin. Vasıflı ana arıları almak için kesinlikle çaba sarfedin. Koloni başarısı için vasıflı ana kesin şart bir özelliktir.
Ana arıyı kendimiz yapmıyor , bir firmadanda almıyorsak doğal oğullarda bulunan ve iri gösterişli ana memelerini kullanarak ana arı ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Kapalı memelerin bölmelere verilmesi ile yada bu memelerden ana arılar çıkmadan üzerindeki arılarla çerçevelerin arılıktan 5 km dışarı çıkılması ile yeni bölmeler elde edilerek ana arıların elde edilmesi sağlanabilir.
İster kendimiz ister firmalardan alalım ana arı üretimlerinde dikkat edilecek çok önemli unsurlar vardır. Ana arı namzeti larvaların oluşacağı yumurtanın yaşından besleneceği besin maddesine ve mevsimsel özelliklere kadar dikkat edilecek bir çok konu bulunmaktadır. Ana arıların üretilmesinden sonra döllenmesi , döllenmiş ana arının yumurtlama kapasitesinden , döllenme kapasitesine ve kovanlarını şaşımamasına kadar dikkat edilecek bir çok birçok önemli nokta bulunmaktadır.
Başarı oranı düşük larva transferi yapılmış ana arı yetiştirme yüzüklerinin görünümü.

Arazide ana arı yetiştirilmesi için kurulmuş bir işletme fakat ana kutuları çok sık ve renk farklılığı az nispette olduğu için şaşırma eğilimini artırıcı unsurlardan olayı kullanışsız bir ana arı işletmesi.

5 Mart 2006 Pazar

ARI ALIRKEN DİKKAT EDİLECEKLER

Yeni arılı bir kovan alınacağı zaman dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlara göz atacak olursak aklımıza ilk olarak ana arının genç olması gelmelidir. Kovanın anasız olması durumunda çok büyük sorunlarla karşılacaşılacaktır.

Kovan içinde bulunan ana arının en önemli vasıflı özelliklerinden biri gözlere eksiksiz yumurta atmasıdır.




Koloni mevcudu çerçeveleri tam sarmalı ve kovanda sıkışık görünümlü olmalıdır. Yayılmış bir arı görünümü ve her çerçevede az arı ama yumurta iyi bir durum değildir.















Çerçeveler içinde bulunan mum gözleri işçi arı gözlerince yoğun olmalı ve çarpık düzensiz olmamalıdıKovan koloni için yaşamaya elverişli olmalıdır. Kalabalık mevcut her açıdan başarılı olmamızı sağlayacak bir durumdur.
Arıcılığa yeni başlayan bir kişi muhakkak TSE standartlarına uygun olan kovanları kullanmalı ve kesinlikle farklı tip kovanlar arılıkta bulundurmamalıdır. Bu yüzden en ideal kovan tipini standartlara uygun olarak arılığında kullanmalıdır. Bu durum iş gücünü artırıcı bir unsurdur.








Bunun yanında hastalıksız ve varroa zararlısına karşı tarım bakanlığının izin vermiş olduğu ilaçların kullanılmış olduğuna emin olduğumuz kovanlar satın alınmalıdır.

Kovanların erken ilkbaharda alınması durumunda kesinlikle balının olmasına olası soğuk havaların geleceği düşünülerek gıdanın yetmesi gerektiğine dikkat etmelidir.

4 Mart 2006 Cumartesi

ESKİ VE BOZULMUŞ MUMLARIN ERİTİLMESİ

Elimizde bulunan eski ve kabarmış çerçevelerin eritilerek, plaka halinde mum satışı yapan işletmelerde değiştirerek kullanabilirsiniz. Bu işlem için cüzi bir işçilik vermeniz gerekebilir. Fakat siz bu değişim sırasında almış olduğunuz mumların katkı maddesi içermediğini belirtir test yada tahlil belgelerini istemeyi unutmayın . Bilmelisinizki içine katılabilecek olan yanlış bir maddeden dolayı sizin ürünleriniz insanlara sağlık verecekken , hastalık verebilecektir. Bunun da sorumlusu satan firmalar değil bunu sormayıp alan sizler olursunuz.
Mumları eritmenin bir çok yolu varken burada bir tanesini gösteriyoruz. Farklı yollarda mum eldesi için kullanılabilir.
Öncelikle ocak üzerine konulan teneke içine su koyulur ve mum parçalarının bu su içinde kaynayarak erimesi sağlanır.















Erimiş ve süzülebilir hale gelmiş mum sinek telinden yapılı bir torbaya, içinde su olan bir leğen yada kab üzerinde boşaltılır.















Delikli torba içine boşaltılan erimiş mum leğen içine akarken posa diye adlandırdığımız kısımlar torba içinde kalır. Posa içeriği çerçeve teli, gözlerdeki arı larvalarının gömlekleri ve bazı erimeyen ilave parçalardan oluşur.















Torba içinde bulunan posa yapısal itibari ile mumu tutacaktır ve hatta donma noktasına gelme durumu sözkonusu olabilecektir. Bu esnada torba üzerine sıcak su dökerek olaya devam edilebilir. Ayrıca işlem sırasında ellerimize çok dikkat etmeliyiz. Sıçrayan bir mum damlası elimizden çabuk çıkmaz ve değdiği noktada yanık durumu oluşturur.















Torba iki sopa arasına bağlanmış bir ipin yardımı ile sıkılarak mumun aşağıya daha çabuk akmasına yardım edecek şekilde sıkılırken torbanın üst boğaz kısmından da çevirilerek sıkıştırılır.Böylece torba içinde sadece posa kalmasına, leğene mum çıkmasına çalışılır.














Sıkılarak süzülmüş mum bir kenarda soğumaya bırakılmalıdır. Daha sonra altındaki kirli kısım temizlenmeli ve saf mum plaka halinde kullanabileceğimiz mumlar şeklinde firmalardan değiştirilmelidir. Muhakkak kaliteli olan mumların alınmasına gayret göstermeliyiz. Çünkü kalitesiz mumlarla üretilen ballar ve bu mumlarda yaşayan arılar hastalık mikroplarını taşıyabilir. Bu durum sağlığımızı ve arılarımızın sağlığını olumsuz yönde etkiler
Unutmamalıyızki biz arıcıların sorunlarını ortadan kaldıracak kişiler arıcıların ta kendisidir. Bu tür soruşturmaları yapmaz isek balınızı ne kadar kaliteli üretirseniz üretin bilinki arı ürünleri sizin emeğinizin karşılığında satılmayacaktır.
Yakınmalara neden olmamak için çözüm sizin elinizde bizim balların fiyatını bize ekipman sağlayanlar değil , üretici olan bizler belirlemeliyiz.

3 Mart 2006 Cuma

İLKBAHAR VE SICAKLIK GEREKSİNİMİ

Kovanlar içinde bulunan arılarımızın kapladığı kadar çerçevede arılarımızı bölme tahtası ve benzerleri ile sınırlandırmalıyız. Arılarımızın artık en önemli ihtiyacı sıcaklığın devamlı ve aynı miktarda olmasıdır.
Arıların ilkbaharın kararsız geçen günlerinde sürekli olarak kovan içi sıcaklığı değişiyor olması neticesinde yumurta üzerinden çekilerek kış salıkımı haline girmesi yumurtaların soğumasına ve bozulmasına neden olacağından bunu önleyici tedbirler almalı bu olaya meydan vermeyen kovanlarla çalışılmalıdır.Sıkıştırmadan doğan yer darlığını ileri dönemde yeni çerçeveler vererek kuluçka alanı genişletilmeli ve kabarmamış çerçeveler ile kuluçkalıkta bulunan çerçevelerin yenilenmesi sağlanmalıdır.

İlkbaharda yapılacak olanları sıralayacak olursak

1. Kovanlar yerden yüksekte bulunan sehpahalar üzerine yada düzenekler üzerine nem ve rutubetten etkilenmemeleri ve daha iyi havalanmaları için yerleştirilmeli

2. Varroa ile ilgili mücadele yapılmalı.

  1. 3. Yağmur suyu ve kar suyundan etkilenmemeleri için kovanlar kuruluklarla korunmalı.

4. Arıların uyanmaları ve yumurtlamayı teşvik etmek için erken ilkbaharda kekle besleme yapılmalı .

5.İlk kontrolde ana arı tespiti yapılmalı bir problem var ise müdahale edilmeli.

6.Arıların besin azlığı var ise bunlarla ilgili tespitler yapılır ve tamamlanması sağlanır.

7.Arıların yumurtlamaya başlamasının ardından sıcaklığı muhafaza etmek için tedbirler almak gerekir.

2 Mart 2006 Perşembe

İLKBAHARDA BESİN KONTROLÜ

İlkbaharda arılarımızın ana kontrollerini yapıp, varroa mücadelesinden sonra dikkat edilmesi gereken önemli bir unsurda kovanlardaki bal ve polen stoklarıdır.

Kovanlar içinde bulunan bal miktarı hemen her dönemde arıların olası zor bir dönemde kullanabilecekleri miktarda olmalıdır.Arıların kovan içinde çıtaların üst kısmında yoğun olarak bulunmaları erken ilkbaharda bal stoklarının çok az olduğunun bir göstergesidir.
Arılar bal kemeri altında bulunan noktada kışlama eğilimindedir. Bal üzerinde kışlama söz konusu değildir. Balın yumurta alanındaki birleşme noktasından başlayıp yukarı doğru kış dönemi boyunca ve ilkbaharda yavruların beslenmesi için ağır ve sıralı bir şekilde bal arıların sıcaklığı ile yumuşatılır, sırrı çözülür ve gerektiğinde kullanılır. Arılarda bal mevcudu az olduğunda muhakkak kekle besleme yapılmalıdır. Aksi taktirde baharın serin ve erken dönemlerinde sulu şerbetle besleme arılara rahatsızlık yapabilmektedir. Koyu verilmesi durumundada arılar az olan mevcutlarından dolayı şerbeti rahat alamazlar. Arıların balsız kalmaması için yapılması gereken iş kışa girerken gıda stoklarını dikkatli bir kontrolden geçirmek ve eksik olanları tedarik etmek olmalıdır. aksi olursa baharda tedirginlik yaşamak söz konusu olacaktır.

Bal döneminde hasat edilen bal çerçevelerinden bir kısım çerçeveli balı ilkbaharda kullanmak amacı ile depo etmeliyiz. Arıların az stoklu olanlarına yeri geldiğinde verilmek üzere elimizin altında hazır çerçeveli bal olması besinlerinin temininde bize kolaylık sağlar. Balı az olan arılara verilirken sır tarağı ile yıpratılmış yüzeye sahip çerçeveli bal arılara verildiğinde arılar bunu iştehla temizlerler ve ortaya çıkan problem berteraf edilmiş olur.

Arılarımıza balı olsun yada olmasın ilkbaharda az oranda ve sürekli şerbet vermek yumurta atımını hızlandırır ve kısa sürede kovanların yumurta ve mevcudunu artırarak her türlü arı ürününü en mükemmel şekilde temin etmemize yardımcı olur.

1 Mart 2006 Çarşamba

BAHARDAKİ İLK ANA MUAYENELERİ VE YAPILACAKLAR

Yeni bir oğulun genç ve döllenmemiş anası, dölsüz olduğu için uzaklara uçabilme becerisindedir. İlkbaharda genç ve vasıflı ana arı bize en büyük kazancı sağlayacak unsurdur.
Kovanlarda ana arı olmadığı anlaşıldığı an, eğer sonbaharda olası kayıplar için sakladığımız ana arı var ise hemen uygun şekilde kovanlara verilmelidir.
Elimizde döllenmiş hazır ana olmadığı durumlarda ; anasız kovan yerinden kaldırılarak işçi arıların yandaki kovana girmesi sağlanabilir. Bu durumda işçi arılar birbirleri ile kavga etmemeleri için kovan içine bir koku sıkmak iyi olur. Diğer bir yöntem ise zayıf fakat analı bir kovan anasız kalmış kovanın yerine konularak bu işçi arıların analı kovandaki nüfusu artırması şeklinde ı olacaktır. Buradada koku sıkmak işi garantiye almaya yardımcı olur.
Bazen anasız kalmış kovanda bulunan işçi arılardan bazıları anasızlıktan dolayı yumurtalıklarının gelişimi ile yumurtlamaya başlarlar. Bu durumda yumurtalar dölsüz yumurta olacaklarından erkek bireylerde artış olacak ve kovanın sönmesi söz konusu olacaktır. Bu tür kovanlara halk arasında yalancı ana durumu yada erkekleşme adı verilmektedir. Bu durumda kovanlarda uygulanacak yöntemler büyük riskle karşı karşıyadır. Ananın kabulünü artırmada başarılı olabilmek için ana kafes içine konmalı ve koloni kekle muhakkak beslenmelidir.

En başarılı yöntemlerin zayıf bir analı kovanla anası olmayan kovanın birleştirilmesi durumudur. Bu şekilde vasıflı analı fakat mevcudu olmayan kovanın ,nüfusu artırılarak normal hale getirilmesi sağlanmış olmaktadır.

Çerçeve üzerindeki kapalı yumurtalı alanın içinde ne kadar fazla dağınık bir yumurta durumu söz konusu ise ana arı o denli yaşlı ve vasıfsız demektir.Ana arının genç ve vasıflı olduğunu gösteren bir özellik ananın yumurtladığı sahada açık göz bulunmaması ve ananın dış görünüşündeki büyüklüktür. Büyüklük ovaryumlarının gelişmişliği ile doğru orantılıdır. Ana ne kadar iri ve yumurtalıkları gelişmiş olursa o denli fazla sperm depolayabilme ve yumurtlayabilme becerisine sahip olur. Ayrıca iri analar kovana sahip olabilmek için gerekli olan kokuyu daha fazla salgılayabilme becerisindedirler.
İlkbahar aylarında sağlıklı analara sahip olabilmek için bu dönemde kullanılacak anaları bir evvelki yıl kendimiz yetiştirmeli ve daima genç ve vasıflı analarla çalışmalıyız.

28 Şubat 2006 Salı

ANASIZ YADA VERİMSİZ ANALI KOVANLARIN DURUMU



Baharın başlaması ile birlikte kovanlarda takip edilmesi gereken en önemli konu kovanlardaki ana arı durumudur.

Kovanlarda ana arının varlığı ilk olarak muhakak incelenmeli ve duruma göre hareket etmelidir.Ana yok ise yapılması gereken en doğru hareket en yakında bulunan kovandaki arılarla anasız kovanın arılarının uygun bir yöntemle birleştirilmesi olmalıdır.Bu mevsimde ana yapmaları için arılara iş çıkarmak hiçde başarılı sonuç çıkarmaz ve çoğu yaşlı olan arıların yeni verilecek anayı kabul etmeleri kolay olmamakta ve başarısızlık yüzdesi fazla olmaktadır.Kovan içinde eğer ananın yokluğu çabuk anlaşılmayacak olursa işçi arıların yumurtlama durumu gerçekleşir, bu durumda erkek bireylerin artışı olur ki;bu da kovanın ölümü demektir.Kovanın anasızlığını dışarıdan baktığınızda anlayabilirsiniz.Bütün kovanlarda hareket olmadığı bir saatte anasız kovanın uçuş deliğinde arılar ne yaptığını bilmez şekilde hareket halindedir. Koloni bütünlüğü dağılmıştır. Bu tür kovanların arıları saldırma eğiliminde değildirler ve ana arayışı için uzun süreli bir inceleme yapıldığında kanatlarını çırpma hareketi yaparak adeta ağlamaktedırlar.

Kovandaki ana vasıfsız ve yaşlı ise resimdeki gibi dağınık yumurtlama durumu söz konusu olur. Hatta gelişme diğer kovanlara göre çok yavaş yada hiç olmamaktadır. bu durumda da koloni mevcuduna göre ya en yakın kovanla birleştirilmeli yada en erken zamanda genç ana arı verilerek durumu düzeltilmelidir.

27 Şubat 2006 Pazartesi

ARILARIN İLKBAHARDA YUMURTLAMAYA BAŞLAMA ZAMANI


İlkaharda hava sıcaklığı günlük ortalama sıcaklığın 7 C olduğu yada gündüzleri yaklaşık
15 C olduğu zamanda arılarımızın kontrollerine başlamalıyız. Yapılacak kontrol ilk olarak ana arının olup olmadığı yönünde olmalıdır.
Kovanlar içindeki çerçevelerde uçuş yapılan günlerde eğer kolonide bir problem yok ise polen bulunmalı ve bu polen varlığı yumurtlamayı sağlayıcı etkenlerden biri olarak gözlenmelidir.
Anası vasıflı ve koloni mevcudu güçlü bir koloni bol miktarda polen getirmiş olur ki buda yumurtlamayı sağlayıcı bir unsurdur. Erik çiçeklerinin açması arıcıların arılarını besleme zamanının geldiğini gösteren bir işarettir.
Kovanlara giren ilk polenle birlikte yumurtlama işlemi de gerçekleşmiştir ve bu durum daha dış çevrede kar bulunan dönemde kovan içinde bulunan hazır polenler kullanılarak yapılmaya başlamıştır. Hatta kovan içinde hazırda depo edilmiş polen yok ise arılar bizzat kendi vücutlarının yapıtaşı olarak kullanılan proteinsel kitlenin yavrulara kullanılmasına ve ergin işçi arıların daha çabuk yaşlanmalarına neden olmaktadır.
Salkım oluşumu için hava sıcaklığının kovan içinde 14 C ye kadar düşmesi gerekiyor. Eğerki salkımın bozulması söz konusu olursa; kovan içindeki sıcaklık değişimini meydana getirir ki bu durumda arı kolonisi normal sıcaklığı sağlamak için huzursuzlanacak daha fazla bal tüketerek ideal sıcaklığı temine çalışacak ve arıların ömürlerinin kısalmasına neden olacaktır.

Hava sıcaklığı kovan dışında ne olursa olsun ana arının bulunduğu noktanın yaklaşık 32 C olması bu bölgede bulunan yumurtalarında bu sıcaklıkta yetiştirilmesi gerekliliğini ortaya koyar.
Bazen arılarımız kış ortasında yada erken ilkbaharda balsız kalabilir ve kovanda arılarımız çıtaların üst kısmına kadar çıkabilir bu durumda arıların muhakkak kekle beslenmesi gerekir.
Arıların uyku halinde bulundukları dönemde harcadıkları bal son derece azdır. Hatta yapılan bir araştırmada ılıman kuşakta 0 C de kışlayan bir arı kolonisi -9 C de kışlayan bir koloniye göre daha fazla bal tüketmiştir. İlerleyen günlerde hava sıcaklığının artması ile birlikte harcanan bal miktarıda artmaktadır. İlkbaharda arıların dışarı çıkmasına izin verilmeyen yağışlı ve ılık günlerde kovan içi faaliyetler devam etmekte ve bol miktarda kuluçka yapılmaktadır .Öyleki arılar aç kalabilecek duruma gelinceye kadar yumurta ile doldurdukları kuluçkalıklarda balı yok denecek kadar az miktara düşürebilir.

26 Şubat 2006 Pazar

ARI TEMİNİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Arı alırken dikkat edilecek kurallar ve konular bir arıcı için son derece önemlidir. Bir yıl boyunca yapılan çalışmaların sonucunu göreceğimiz bal döneminde hüsrana uğramamak için dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur arı ırkı.
Arı ırkı bölgemizdeki doğal yapıya dayanıklı olabilecek özellikleri yıllar boyu süren elimineler sonucu kazanmıştır. Ortamdaki doğal arazi yüzeyine ve bal veren bitkilerin yoğunluğuna göre bir takım özellikleri bünyesinde toplar arılar ve bizler bu özelliklere dayanarak arıların ürünlerini alırız.
Ülkemiz toprakları çeşitli mevsimleri aynı anda yaşadığı gibi farklı bitki gruplarınıda buna dayanarak bulundurmaktadır. Arılar bu doğal yapının , dış faktörlerle birleşmesi ve bundan etkilenmesi ile ortamlarına adapte olmuşlardır.En belirgin özellikleri dıştan renkleri ile ortaya çıkmaktadır. Bu genetiksel yapının tam bir göstergesi olmamakla birlikte bölgesel ayırımlarda kullanılan bir durumdur.
Bakıldığında görülecektirki ülkemizde arılar doğudan batıya doğru gidildikçe sarı ırk dediğimiz yapıyı kazanırlar.Doğu bölgelerde özellikle kuzey doğu bölgelerdeki arılar son derece az miktarda sarı bant içerir. Genelde arıcı arkadaşların söyledikleri güney ve güneydoğu bölge arılarının çok sarışın ve saldırgan oldukları yönündedir.Bu durum olımsuz gibi algılanmamlıdır.Hırçınlık dezavantaj olmasına karşın bal tutma kapasitesi bakımından oldukça başarılı oldukları ancak bu işi doğal yaşama alanlarında yapabildikleri görülmektedir.
Burada önemli olan gezginci arıcılığın başlaması ile beraber ülkemizdeki arı ırklarında bölgesel genetik kirliliğin ortaya çıkmış olmasıdır. Verimsiz bir ırkın kullanıldığı koloniler farklı bölgelerde yeni döllenecek anaların verimsiz döllerinin devamını sağlamakta yada adaptasyon sorunları yaşayan arı ırkı burada inaktive olmaktadır. Ölmekte yada zayıf kalmaktadır. Düşünülmesi gereken nokta bölgemize uygun arı ırklarını iyi bilmeli merakı gidermek açısından kullanılacak olan bir kovandaki farklı ırk arının takibi yapılmadan toplu ana değişikliklerinden kaçınılmalıdır.

Sarı ırk bir koloninin işçi arıları

Farklı renklerdeki arıların üzerinde bulunan bantları gösteren bir tablo.

Arılarda sarı renk halkalarının bazı bölgelerde turuncuya döndüğü de tespit edilmiştir.

Hangi ırkı kullanıyorsanız kullanın ,kullanacağınız ırkın birinci dercede melezlerini yada saflarını kullanmaya çalışın. Bölgenizde bu konuda kendini ispatlamış olan ana arı yetiştiricilerinden analarınızı temin edin yada kendiniz en önemli noktalara dikkat ederek ana arılarınızı yetiştirin. Vasıfsız ve yaşlı bir ana, ırkıda ne olduğu belli değilse başarıya giden yolda size köstek olacaktır.

Profeyoneller arı alış verişlerini kışa girerken yada erken ilkbaharda yaparlar. Yeni başlayan yada risk almak istemeyenler ise arı alım işlerini nisan ayı başlarına kadar bekletir. Her ne zaman alıyorsak alalım verimli bir ırkın bölgemize uygun olanını tercih etmeliyiz.

25 Şubat 2006 Cumartesi

BAHAR İÇİN KABARMIŞ ÇERÇEVELERİN TASNİFİ


Arıcılar için kabarmış çerçeveler eşsiz bir hazine kıymetindedir.
Zayıf güce sayip arılarımıza hazır kabarmış çerçeve vererek daha hızlı gelişmelerine yardımcı olabiliriz.Ayrıca yeni zayıf doğal oğullara da kabarmış çerçeve verilebilir.Fakat kuvvetli doğal oğullar daha çok mum işleme yeteneğine sahiptirler.Arıcılar kabarmış çerçeveleri daha çok bal mevsimi için saklarlar özellikle baharda bal alan arıcılarımız bal sezonuna kadar arıları yetiştiremedikleri için kabarmış çerçeveler çok ihtiyaç duyarlar.

0- Yeni mum takılmış bir çerçeve
1- Arılarca kabartılmış henüz yumurta atılmamış birinci yılındaki çerçeve
2-3 Arılarca defalarca yumurta atılmış ve yavru çıkmış olduğunu mumun renginin değişiminden anladığımız iki yada üç yıllık çerçeve
4- Dört ve daha yukarı yıllarda kullanılmış iyice kararmış çerçeve.

Kovanlarda kullandığımız çerçevelerde gelişen larvalar arı haline dönüşümleri esnasında larva gömleğini mum üzerindeki gözlerin cidarında yapışarak gözün hem ufalmasına hemde renginin koyulaşmasına neden olmaktadır.

Kovanlar içinde bulunan kabarmış çerçevelerin ideal değişim zamanı üç yıldır. Üç yılın sonunda mumlar çerçeveden sıyırılıp eritilmeli ve bu konu ile ilgilenen işletmelerden plaka halinde bulunan yeni mumlarımızı almalıyız.

24 Şubat 2006 Cuma

DIŞARIDAN KOVAN MUAYENESİ

Kovanların önünde görülen mum kırıntıları farklı mevsimlerde farklı yorumlanmalıdır. Arılarımızı havaların ısınmadığı dönemde dıştan zaman zaman incelemeliyiz. Bu sırada kovan uçma deliği önündeki durum içerisi hakkında bize az da olsa bilgi verebilir.
Havanın soğuk ve karlı olduğu bir dönemden sonra , güneşli bir havada arı kolonisinde bir hareket yok ise ; geçmiş günlerin birinde arıların uçuş yapabildiği bir günde, zayıf olan bu kovanın diğer arılarca yağmalanmış olabileceği düşünülmelidir.
Arılar kış ortasında güneşli bir günde uçuş yapmadıkları halde kovan önünde yoğun bulunuyorsa ve diğer kovanlarda da bir hareket yok ise muhtemelen anasız kalmış ve fazla miktarda bal tüketmiş olabilir.


Kışın güneşli bir günde yada ilk baharın erken dönemlerinde arı kolonisi normal uçuşunu yapan ve gelip giden arılar görünüyorsa bu kovanın önündeki mumlar normal bir temizlik işaretidir.

Kovanlara giren arıların bacaklarındaki polenin günün ilk saatlerindeki hali büyük ise ananın vasıflı olduğu ve polenli giren arı sayısının fazlalığı kovandaki arı mevcudunun fazlalığı ile orantılıdır.

İlkbaharın erken ve sonbaharın geç dönemlerinde çevredeki nektar kaynaklarının azlığı nedeni ile arılar zayıf kovanları yağmalama eğilimindedir bu dönemlerde olan mum fazlalığı kovanın yağmalanmış olabileceğini bize söyler.

23 Şubat 2006 Perşembe

ARILARIN İKİ KATLI KIŞLATILMASI


Kovanda bulunan arı kolonisi tek kata sığmayacak kadar kalabalık ise ilavesi üzerinde olan kovan ile arı kolonisi kışlatılabilir. Bu gibi durumlarda koloni genellikle üst kata çıkar ve kış dönemini sıcak havanın yoğunlaştığı üst katta geçirir. Koloni sıcaklığını muahfaza etmek için tedbirler almaya dikkat edilmelidir.

22 Şubat 2006 Çarşamba

KOLONLERİN İÇERİDE VE DIŞARIDA KIŞLAMASI

Fırtına ve rüzgarda kovanlar bulundukları yerden düşmeyecek şekilde yerleştirilmelidir.Üzerlerine konulan kuruluklar rüzgardan savrulmayacak şekilde sabitlenmelidir. Dışarıda kapalı arılıklar düzenlenecek ise uçuş yönü istikameti açık olmalıdır.

Kovanlar dışarıda kışladığı süre içerisinde rahatsız edilmemeli ve kovan çevresi aşırı soğuğu geçirmeyecek şekilde izalatör maddelerce sarılmalıdır.Kovanlarımızın daha uzun süre kullanılmaları için Yağmur ve kar gibi dış darbelere karşı koruma altına almalıyız.




Kovanlar eğer çok düşük sıcaklıkların olduğu bölgelerde kışlatılacak ise hava sıcaklığının arıların uçmalarına izin verdikleri günlere kadar kuru ve havadar mahzenlerde ağızları arıların çıkmasına izin vermeyecek fakat havalanmanın sağlanmasına izin verecek şekilde kapanmalıdır.İçerideki ağır nem ve karbondioksit gazının dışarı çıkmasını rahatlatacak şekilde kovanlar ön tarafa doğru meyilli yerleştirilmelidir.Ahır oturma odası yada sürekli rahatsız edilebilecekleri yerlere konulmamalıdırlar.