8 Nisan 2008 Salı

KISADA OLSA AYRILIK ÖZLEMİ

Pek Kıymetli Arıcı Dostlarımız.

Uzun zamandır sizlerle bilgi alışverişinde bulunamıyoruz. Haklısınız. Bunun en büyük sebebi işlerimizin yoğunluğu. Taktir edersiniz ki 20-30 arı koloni ile uğraşmak bile büyük bir zamanı almaktadır. Arı sayısının yüksek olması çok büyük vakit almaktadır. Yaptığınız iş şerbet vermek, kek vermek yada arıları dışarıdan bile incelemek olsa 200-300 adet koloninin incelenmesi yada çalışma yapmak haddinden fazla bir zaman almaktadır. Arı kolonilerindeki bakım ve incelemelerin yanı sıra hemen tüm arıcıların, arıcılık en az ikinci sırada bir iş halini aldığından dolayı meşgale olarak değil ticari olarak düşünen insanlarında haddinden fazla çaba sarf etmelerine neden olmaktadır.
Pek kıymetli dostum Ali İhsan Çalık beyin Pınarhisardan yolladığı nerelerdesin maili üzerine karaladığım şu satırlarda belirtmek isterim ki bende sizlerle oturup sohbet etmeye ve bilgi alışverişi yapmayı çok özledim. Şu sıralar iki eleman ile birlikte kanolalık bölgedeki arılarımızın bakımı ile ilgilenmekteyim. Kanolayı daha önce sizlere önermiştim. Tekrar belirtmek istiyorum eğer yakınlarınızda kanola varsa mutlaka bu bitkinin polen ve nektarından faydalanmanızı tavsiye ediyorum.
Şu anda kanolalık bölgede bulunan 300 adet arımızın büyük çoğunluğu 8-9 çerçeve dolaylarında 7 çıtadan aşağıya arımız yok ve 10 çıtada olanlarda ana yüzüklerine yumurta bile konmuş durumda. Bu özelliklere sahip arılarımızı satışada sunmuş bulunmaktayız.
Ülkemizdeki arı ölümlerini duyuyor ve sebebini de tahmin ediyoruz. Bir çok defa nedenleri üzerine geçmişte yazılar yazmış idik. Küresel ısınma elbette ortam şartlarını zorlaştıran unsurların en büyüğü lakin bu dezavantajı ortadan kaldırıcı uygulamalarda bulunmakta bilinçli arıcıların yapması gerekli iştir. Aksi taktirde başarısızlık ortaya çıkacaktır. Arılardaki bahara zayıf çıkma şikayetide bu durumu kuvvetle destekleyen bir diğer nokta.
Nektar potansiyeli yüksek olan baharda akasya, yer çiçekleri, kanola, yaz başı karaçalı, ayçiçek sonbaharda püren gibi değerli bir çok lezzet ve doğal arı beslenmesine imkan sağlayan İstanbul da arıların geliştirilmesi ve kışı sağlıklı geçirmesi söz konusudur. Bunun ispatını İstanbulda arıcılık yapan bir çok kişi sizlere gösterebilecektir. Arıcılık bilgilerini geliştirmemek için israr eden ve biz kırk yıllık arıcıyız diyerek eski yöntemlerle arıcılığa devam eden bir çok arıcınında arılığında arılı kovan kalmadığınıda bir çok kez görüyoruz. Arılarımızın bakımı bizlerin ve toplumumuzun sağlığı demektir.Memleketimizin kalkınması demektir. Ölen her koloni bir nevi milli servetin ortadan kalkması demektir.
Ülkemizde doğal bitki çeşitliliğindeki zenginliğin fazlalığı artık hepimizce malum. Bu bol miktardaki çiçeklere konamayan arılar hem bu bitkilerin çoğalmasına imkan tanıyamaz hemde arıların topladığı ürünler toplanamaz ve milli servet yok olup gider. Arıcıların bilinçlenmesi kaybolan servetin toplanması demektir. Arıcıların eğitimi kazanılan servet demektir.
Tekrar görüşmek üzere hoşçakalın.
Yalçın SEZER
Uzman Biyolog
İstanbul Bal Üreticileri Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
0 532 286 96 23
0 505 476 96 06

1 yorum:

Hüseyin ALTINTAŞ dedi ki...

Ben de 8-10 kovan arı alacağım ama
oralara gidip sizin gibi güvenilir insanlardan arı alacağım ama arabam yok gidemiyorum
Buradan alayım dedim 2006 da burdaki yerli arıcılar arısını satmıyor gezginci arıcılar buraya gelince satıyor onlardan kafkas melezi aldım 1 tane oda hastalıklı çıktı kovan söndü petekleri falan yaktık bizimkilerine bulaşmasın diye ilaçladık
selamün aleyküm
kal sağlıcakla