Teknik arıcılık sitesi arıcıların sıkıntılarını, problemlerini paylaşmak ve arıcılıktaki yeni gelişmeleri aktarmak amacıyla kuruldu. Sitenin gelişimine katkıda bulunmak için her türlü yapıcı eleştirilerinizi eksik etmeyin ki, bilgilerimizin artmasına yardımcı olacak sitemiz gün geçtikçe büyüsün ve gelişsin.
31 Mart 2006 Cuma
HER ARI HER BÖLGEDE BAŞARILI OLURMU?
30 Mart 2006 Perşembe
ARILARIN CİNSLERİ
Herhangi bir arı üreticisinden alınacak arı kolonisi isteklerimiz doğrultusunda bize yardımcı olamayabilecektir.
Her ne amaç ediniyor isek amaca uygun arılar ile çalışmalı bize kazanç sağlayacak ve emeklerimiz boşa gitmeyecektir.
29 Mart 2006 Çarşamba
ÇERÇEVELERİN İNCELENMESİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Çerçeve üst çıtasında bulunan kulak diye tabir edilen uç noktalardan tutulan çerçevenin alt çıtası daima yere bakmalı ve kesinlikle çerçeve ters tutulmamalıdır. Ayrıca çerçeve kovan üzerinden dışarı taşıcak şekilde elde gezdirilmemelidir. Bu durum çerçeveden ananın yada yeni yavruların düşmesine neden olabilir. Bu durumda arılar ve ana kovana geri dönemeyebilir. Bu dönemde koloni bireylerinin her birinin kovan içerisinde önemli görevleri vardır. Bir tek işçi arının dahi kovan içinde yaptığı hizmet tartışılmazdır. Çerçevenin yere konulmasıda çerçevelerin kirlenmesine neden olabildiği gibi yumurtalı çerçevelerin hava ile teması yüzünden ya yumurtaların üşümesine yada kurumasına neden olabilir. Bu nedenle çerçeveler ya boş bir kovana , ilaveye yada bu iş için yapılmış olan bir düzeneğe konulmalıdır.
28 Mart 2006 Salı
VASIFSIZ ANALARIN VE SAHİP OLDUĞU KOLONİN DURUMU
Fakat koloniler içerisinde bir yada daha fazlası diğerleri gibi çalışmıyorsa bu kolonide bir problem var diyebiliriz.
Bu problemlerden biride ana arının vasıfsız olması durumudur.
Ana arının vasıfsız olması bir kaç değişik şekilde olabilir. Çok erken yada çok geç baharda döllenmiş analar ortamda dölleme kapasitesi gelişmiş erkek arı olmadığından dolayı döllenmeyi ideal yapamamakta ve döllenme yetersizliği bu ananın koloniyi idare edebilecek seviyede yumurta atamamasından dolayı koloni zayıf kalmaktadır.
Vasıfsız analar yaşlılıklarından dolayıda erkek arı yumurtası yada dağınık yumurta atarak yuva düzeninin bosulmasına neden olurlar. Bu kolonilerde de gelişme yavaş ve ilerlemez durumdadır.
Ana arıların bir diğer vasıfsızlık durumuda her ne kadar yumurtlama durumu olsada havanın düzensizliği nedeninden dolayı yumurtanın yumurtalık kanalında kalıp yumurtlama işlemi gerçekleşmediğinden dolayı burada bir iltihabi rahatsızlık olmasıdır ki bu ananın durumu koloniyi ölüme götürecekdir. Yumurtlama işlemi olmadığından dolayı mevcut giderek azalmakta ve koloni sönmektedir. Mevcut ana ise hiç bir işe yaramamaktadır.
Koloni gelişimine ket vuran bu unsurlardan başka ana arının yaşlılığıda büyük sorundur.
Yaşlı anların vücudu tüysüz ve parlak, kanatları yırtık ve hırpalanmış bir görünümdedir.
Bu vasıfsız analardan koloni kurtulmak ister ve ana arının ölümünü sağlayarak koloniye yeni ana yapma hazırlığı içerisine girer fakat mevsimin ilerlemesini ve uygun zamanın gelmesini beklemektedirler. Koloninin ana arı yapması yeterli değildir ana arının döllenebilmesi de bir problamdir . Bu nedenle koloni dayanabildiği süre içinde dayanır ve uygun zaman gelince ana değişimi yoluna giderek yeni, sağlıklı bir ananın oluşumunu sağlarlar.
27 Mart 2006 Pazartesi
ARILARDA KISA MESAFELERDE YER DEĞİŞİKLİĞİ
KOVAN TEMİZLİĞİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
26 Mart 2006 Pazar
POLEN





25 Mart 2006 Cumartesi
ARICILIĞIMIZIN DUAYENİ PRF DR MUHSİN DOĞAROĞLU
24 Mart 2006 Cuma
ARILARIN İLKBAHARDA SU İHTİYACI
23 Mart 2006 Perşembe
ÖNCÜ BİR ARICI POLONEZKÖYLÜ KEMAL

Arıcılığı dede mesleği olarak yapan Kemal bey ailesinin geçimini karşıladığı arıcılık mesleğine gönülden bağlı. Organik bal üreticiliğini kendini bildiğinden beri yapma gayreti içerisinde olduğunu bildiren Kemal bey Polenezköyde bir arıcılık müzesi kurmuş. Bu müzede geçmişten günümüze arıcılığın anlatıldığı ve arı ürünlerinin teşhir edildiğini görüyoruz.
22 Mart 2006 Çarşamba
TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI MUSTAFA SARIOĞLUNUN ARICILAR İLE SOHBETİ

İstanbul arıcıları Türkiye arı yetiştiricileri birliği genel başkanı Mustafa Sarıoğlu ile Sultanbeylide bir sohbette buluştular.
Arı yetiştiricilerinin memnuniyetle karşıladıkları toplantıda sektörün sorunlarına ve bu sorunlara karşı yapılacak çözüm yollarının nasıl aşılacağını Mustafa Sarıoğlundan dinlediler.
Musatafa Sarıoğlu konuşması sırasında bahsettiği birçok konu içinde özellikle aşağıdaki noktalar üzerinde durdu.
- Sektörde tekelleşmenin önüne geçecek çalışmaları sonuçlandırdıklarını
- Teşfikler ile ilgili çalışma kapsamına bir tek petekli balı alamadıklarını çalışmaların devam ettiğini
- Ekipman sorunlarında standart ilkesine öenem vereceklerini
- Teknik malzeme ve eğitim konusundaki eksikliğe önem verdiklerini ve bu konularda çalışmaların hızla devam edeceğini
- Arı üreticileri ile Tarım bakanlığı arasındaki iletişim kopukluğunu ortadan kaldıracaklarını bunun için çaba gösterdiklerini
- Arıcılarımıza sezonluk nakliye menşei şehadetnamesi yerine vize kağıdı ile bir yıllık nakil kağıdı verilmesine çalıştıklarını ve bunu başardıklarını yakında kanunlaşacağını
- Birliğin siyaset ve ticaret mekanı olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini
- Sektörün acilen disipline edilmesi gerektiğini
- Türkiye arı hastalıkları haritası çıkarma çalışmasına başladıklarını söyledi.


Üreticilerin sordukları sorulara cevaplar veren Mustafa Sarıoğlu İstanbulun Türkiyeyi temsil eden bir mozayik yapısı olduğunu siz üreticilere baktığımda daha iyi anladım dedi. İstanbul birliği hakettiği yerde değildir. Sizlerle birlikte daha iyi çalışmalara imza atacağız ve arıcıları temsil eden arıcıların herzaman yanında olacağız dedi.
21 Mart 2006 Salı
ZAYIF KOLONİLER İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
20 Mart 2006 Pazartesi
KOVAN İÇİ RUTUBETİ
19 Mart 2006 Pazar
İŞÇİ ARILARIN MUM ÜRETMESİ VE MUMUN KOLONİ İÇİN ÖNEMİ

Üretilecek olan mumun yaklaşık olarak 100 gr ı için
1 kg kadar nektar yada bal tüketilmekte ve hatta bu durum bazı bölgelerde çok daha fazla olmaktadır. Verimli bir arıcılık için arılara daha az miktarda mum kabarttırma işlemi yapılmalıdır.
Arıların nektarla ve polenle beslenmeleri sonucu sıcaklığını artırmaları gerekir. Kovan içerisinde beslenen ve sıcaklığın artmasını sağlayan arılar birbirlerine tutunarak zanki bir zincir görünümü kazanırlar ve akabine

Arılar için barınma , beslenme ve neslin devamını sağlama gibi önemli konulara yardımcı olması bakımından mum üretimi son derece özel bir konudur.
Beslenme için gerkli bal ve polen mum üretimi ile oluşturulan gözlere konulmakta ve gerektiğinde buradan alınmaktadır.

Bal haline gelen nektar üzeri sır adı verilen mum tabakası ile kaplanarak olumsuz şartlardan korunmaktadır. Sır mumuda aynı şekilde oluşturulmaktadır.



İşçi arı gözleri bir kovandaki kapasiteyi gösteren en önemli kriterlerdendir.

18 Mart 2006 Cumartesi
MUM ERİTME KAZANI KULLANILARAK ESKİ MUMLARIN ERİTİLMESİ

Arılık içerisinde her yıl bozulmuş , eskimiş ve kullanılmayacak şekilde bulunan çerçeveler içerisindeki mumlar l gözden geçirilmeli ve yenilenmeleri sağlanmalıdır.
Bu türden çerçeveler içerisindeki mumlar çıkarıldıktan sonra çerçeveler üzerinde bulunan propolis kısımlarıda temizlenmeli ve çerçevelerin mikroptan arındırılması için mümkünse kaynar sudan yada alevden geçirilmelidir.Çerçevelerin temiz bir görünüm kazanmasının ardından tel geçirilecek delikleri bir ince çivi yada biz ile tekrar kullanmak üzere açılmalıdır.
Çerçeveden ayrılmış olan mumlar üç bölmeli olarak imal edilmiş mum eritme kazanının içerisine konulur. Buradaki asıl işi yapacak olan unsuren alt kısımda bulunan kaynayan suyun buharıdır. Su buharı ile eriyen mumların saf mum kısmı orta bölümdeki mum musluğundan alınabilmekte, mum haricinde

kalan tel , larva gömlekleri, çerçeve parçaları gibi kısımlar ise üst kısımda kalmaktadır.Böylece saf mum elde edilmektedir.
Bu yöntemde çok fazla miktarda enerji kaybı olmaktadır. Fakat temiz mum elde edilmektedir.
Bazı arıcılar artık kısmın alkolde eritilmesinden elde ettikleri sıvıyı kovanlarda yalıtım maddesi olarak kullanırlar.


17 Mart 2006 Cuma
KOVAN STANDARDININ ÖNEMİ
Kovan diğer bir ifade ile arı barınağı, arıların mükemmel bir gelişme sergileyebilmelerini ve yapılacak çalışmalara uygulama kolaylığı sağlayıcı bir özellik taşıması gerekir. Kovan imali için en doğal ve mükemmel malzeme ahşaptır. Tahta mümkünse fırınlanmış ve kuru tahtadan yapılan kovanlar bir de standartlara uygun olursa çalışmalarımızda bize kolaylık sağlar.
TSE standartları kovanların ölçüleri, malzeme israfını önleme , nakliye , arıların gelişme durumuna uygunluk, mevsimsel özelliklere uygunluk amacı düşünülerek kullanılabilecek en mükemmel kovan langsthrot tip kovandır. Langsthrot bir arıcının ismidir. İlk defa bu kovan ölçülerini kullanan kişi olduğu için onun ismi ile anılmaktadır. Kovan daha çok doğal arı kolonilerinin yaptığı yuvalar dikkat edilerek en az malzemeden en mükemmel tip kovan yapılmaya çalışılmıştır.
Ülkemiz mevsimsel özelliklerine dikkat edildiğinde dışarıda doğal arılar gibi kış altındada bakılabilecek en ideal kovan tipini langsthrot tip kovan olduğu görülmüştür. Dadant tip kovanların ise çerçeve yüksekliği biraz daha fazladır. Bu tip kovanlar bal kemerinin daha geniş olmasından dolayı daha çok kışın uzun olduğu bölgelerde kullanılmaktadır.
Her ne tip kovan kullanıyor isek kullanalım arılıkta kovanlar için yapılacak en önemli iş kovan standardına dikkat etmek olmalıdır. Bunun en öenmli nedeni kovanlar arasında çerçeve naili yapıldığında iş gücünün kaybını engeller. Bal, yumurta gibi çerçeve ile verilecek yada alınarak yapılacak yardımlar ancak standart tip kovanlar kullanıldığında bize yardımcı olacaktır. Farklı tip çerçeve kullanımları problem ortaya koymaktan başka bir işe yaramayacaktır.
16 Mart 2006 Perşembe
İLKHBAHAR ŞERBETİ NASIL YAPILIR?
Arılara yapılacak şerbet ölçüsü her mevsimde farklılık arz eder. İlkbaharda yavru beslenmesinde sulu şurubun olması arıların yavrularını beslemesinde kolaylıkla şerbeti kullanmalarına yardımcı olur. Şerbet içerisine katılacak bal şerbetin daha da hızlı bir şekilde alınmasını sağlar. Arıların uyandırılması ile atılan yumurtaların beslenmesinde çalışan kış arılarının ömürleri de hızlı bir biçimde azalmaya başladığından kovan içi mevcudunda bir azalma görülmesi normaldir. Fakat kovan içi sıcaklığının muhafazası için tedbirler alınmalıdır.
Yapılacak şerbetin oranı sulu olmakla birlikte baharın erken dönemlerinde fazla su oranı olan şerbetin arılarca alınması zor olabilmektedir.
Arıcı tüm uygulamalarını ve zamanlamayı kendi tecrübeleri ve gözlemleri ile ayarlamalıdır. Bu çalışmayı yaparken de zamanlamaya çok önem vermelidir.
Arılara verilecek ilkbahar şerbeti için ne ölçü kullanılırsa kullanılsın bir ölçü suya bir ölçü şeker kullanmalı ve içerisine de bir miktar bal koymalıdır.
Şerbet yapımında kullanılacak su kaynatılmalıdır. Kaynatılmış su içerisine konan şeker karıştırılıp eritilmeli ve ılımaya bırakılmalıdır. Ilık bir vaziyette bulunan şerbet içerisine bal az miktarda bal katılmalı ve istenirse arılar için imal edilmiş vitaminlerden konulmalıdır. Bal ve vitamin sıcak şerbete koyulduğunda vitaminsel değer ortadan kalkacaktır. Bunu bertaraf etmemelidir.
Uyandırma şerbetlemesinin ardından ana arının attığı yumurta kapasitesi koloninin gücünü belirleyecektir. Unutulmamalıdır ki yaklaşık baldan kırk gün önce atılan yumurtalar bal mevsiminde tarlacı arı olacak ve bal toplama kapasitesini oluşturacaklardır.
15 Mart 2006 Çarşamba
DUYURU

Sitemizde her gün mevsimine uygun resimlerle süslü bir yazı yazmaya gayret ediyorum.
Yapıcı eleştrilerinizi bekliyor ve sorularınıza elimden geldiği kadar yardımcı olmak istiyorum.
Memleketimize yapılan hizmeti ibadet sayıyorum.
İlginize teşekkür ediyor bereketli bir yıl diliyorum.
Yalçın SEZER
yalcinsezer@msn.com
İstanbul arı yetiştiricileri birliği yeni yönetimine kavuşm

Tanışma toplantısının ardından iki hafta sonra 26 Mart pazar günü yapılacak yeni yönetim kurulu seçiminde adaylar ve listeleri oluşturuluyor. Kim başkan olursa olsun birlik üyelerinin başkanı olacağı için herkese yeni oluşacak yönetimin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Tanışma toplantısında söz alan Yalçın SEZER toptancı firmaların söz aldığını ve ana amaçlarının para kazanmak olduğunu söylediklerini, sivil toplum örgütü olan birliğin iyi temsil edilebilmesi için verimli bir ana arı gibi hep beraber oluşturulabileceğini , verimli yönetimin pazar sorunu dahil her konuda başarılı olabileceğini belirtti.
Aday olmadığını fakat akademisyenlik bilgisi ile tüm arıcılara yardımcı olmak istediğini belirten Yalçın SEZER yeni yönetim kurulu içinde görev almak istediğini söyledi.
14 Mart 2006 Salı
İLKBAHAR ŞERBETLEMESİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Arılara güçleri ölçüsünde tüketebileceklerinden daha az miktarda şerbeti (yaklaşık 100 gr kadar) her gün yada gün aşırı vermek çok mükemmel bir yumurta atımını ortaya koyar. Bu tür beslemeye baldan yaklaşık kırk gün önce başlamak son derece mükemmel bir gelişme sağlamaktadır.
İlkbaharda verilecek şerbet kabarmış çerçeve üzerine dökülmek sureti ile verileceği gibi bu iş için tasarlanmış kovana içeriden ve dışarıdan yada üzerinden verilebilecek şekilde şerbetlikler bulunmaktadır.
Kovan içerisinden verilecek olan bir şerbetliğin bölme tahtası gibi kovan tabanına kadar inenleri olduğu gibi yarım kayık şeklinde olanlarıda bulunmaktadır. Her tür şerbetliğin bazı avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır.

Kovana üzerinden konulan bir şerbetlik kovan kapak tahtası şeklinde yekpare olabildiği gibi, arıların şerbeti alacakları şekilde delinmiş tahta üzerine konan plastik şerbetliklerde bulunmaktadır.


Üzerinden verilen şerbetliklerden plastik olanlarıda bulunmaktadır.
Bazı şerbetliklerde dışarıdan kovan uçma deliğinden içeriye girebilen ters çevrilmiş kavanoz yada kutulardan akan şerbetin arılar tarafından alınması esasına dayanır.
Her ne tür şerbetlikle beslenirse beslensin arıların beslenmesindeki asıl gaye esas bal mevsimine gelmeden önce arıların kovan içerisindeki yumurta miktarının son derece fazla olmasıdır.Bu durum söz konusu olursa kovana verilen şerbet arılar tarafından yumurta ve larvalara yedirilir. Böylece şeker arıya dönüşür ve arılar bal yapımına katılır. Bal mevsimi gelmeden önce şerbet verilmesi kesilmelidir. Aksi durumda bal ile şerbetin karışması balımızın kalitesini bozacaktır. Bu durumu ortaya koymamak için arılarımızı polen içeriği zengin ve besleyici özelliğinden dolayı ilkbaharda kendimize ait olan fiyatı düşük olduğu için satmayı mantıklı bulmadığımız ayçiçek yada yayla ballarını arılarımıza şerbet yaparak vermemiz, arıları son derece mükemmel geliştirecektir.
12 Mart 2006 Pazar
İSTANBUL ARICILARININ TANIŞMA TOPLANTISI YAPILDI

Mustafa Kabaoğlu
40 yıllık arıcılık sanatı ile uğraştığını söyleyen Mustafa bey İstanbulun çok önemli bir nokta olduğunu buranın markalaştırılması gerektiğini belirtti.

Fahriye Hamulu halen İstanbul arı yetiştiricileri birliği başkanı ( sağda) yeni seçimlerde aday olduğunu geçmişte yapılamayan çalışmaların sebebini, oluşumun çok yeni oluşuna bağladığını belirtti.

Arıcılar birliği başkanlığına aday gösterilen fakat aday olmayacağını söyleyen Ertuğrul bey.
Tecrubelerime göre bu oluşumun beraberliğinin sağlam olması mümkün gözükmüyor bu nedenle başkan adayı değilim dedi.

Varroa üzerine bilgiler veren İstanbul Üniversitesi hocalarından Hayrettin bey önde ve başkan adayı Adem bey arkada.
11 Mart 2006 Cumartesi
ARILARIN BAŞKA BİR KOVANA AKTARILMASI

Değişeceğimiz kovandaki kapak ve örtü bezi kaldırılır.

Kovanın eski olması durumunda, bahar temizliği sırasında yada yeni alınmış bir koloninin başka bir kovana aktarılması söz konusu ise kovan değişme olayı gerçekleştirilir.

Kovanı değişecek koloni yerinden kaldırılır.

Yerinden kaldırılan kovanın tarlacı arıları eski yerine doğru yığılma gösterecektir. Bu yüzden vakit geçirmeden hemen yerine yeni kovan konulmalıdır.

Yeni kovan hazırlığı daha önceden yapılmalı ve kovan dezenfekte edilmelidir. Bu durum için kovanlar sodalı sularla yıkanabildiği gibi kovanların içi ,içinde oluşabilecek olası mikropları ortadan kaldırmak için ya pürmüzle yakılmalı yada içerisinde gazete kağıdı yakarak alevli bir atmosfer yaratılmalıdır.

Koloniyi oluşturan çerçeveler sırası bozulmadan yeni kovana geçirilir.

Koloni çerçevelerinin aktarılması sırasında nazik ama seri bir çalışma yapmalı arıların çalışma düzeninin bozulmamasına gayret edilmelidir.

İşlemler sırasında her türlü hava akımından ve aşırı sıcak ve soğuktan uzak durulmalı yumurta ve larvaların üşüyüp, kurumasına engel olunmalıdır.

Eksiksiz bir şekilde çerçeveler yerli yerinde yerleştirilmeli arıların oluşturdukları düzen bozulmamalıdır.

Eski kovanın cidarında bulunan arılar ana arının burada olmadığından emin olunduktan sonra sert bir hareketle yere sirkilmeli ve bütün arıların yeni kovana girmesi sağlanmalıdır. Ana arının yere düşebileceği ve bir daha yerine gidemeyeceği düşüncesi ile bu konuda çok dikkatli olunmalıdır. Hatta acele etmeyip dik bir şekilde yerleştirilen kovandan arılar kısa bir süre sonra eski yerlerine gideceklerdir. Gidemeyen varsa genç arılardır bunlara yardımcı olmak gerekir.

